Açlık grevindeki tutuklu darp edildi « Jiyan Haber

SON DAKİKA

Jiyan Haber

Açlık grevindeki tutuklu darp edildi

Açlık grevindeki tutuklu darp edildi
Bu haber 04 Şubat 2019 - 13:07 'de eklendi ve 3 views kez görüntülendi.

Özgürlükçü Hukukçular Platformu (ÖHP) tarafından hazırlanan raporda, Marmara bölgesindeki cezaevlerinde açlık grevinde olan kimi tutukluların tekli hücreye konulduğu, darp edildiği, karbonat verilmediği ve sağlık hakkından yararlandırılmadıklarına yer verildi. Özgürlükçü Hukukçular Platformu (ÖHP), Marmara bölgesindeki cezaevlerinde bulunup, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridin kalkması için süresiz-dönüşümsüz açlık grevine giren tutukların durumu ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladığı raporu İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı. İHD İstanbul Şube Başkanı avukat Gülseren Yoleri’nin de katıldığı açıklamada, salona “Mahpusların talebi kabul edilsin İmralı tecridine son verilsin” pankartı asıldığı görüldü. 

100’E YAKIN KİŞİ AÇLIK GREVİNDE 

Tapotun paylaşılması öncesi ÖHP Cezaevi Komisyonu Eşsözcüsü Avukat Ahmet Baran Çelik kısa bir konuşma yaptı. Baran, “Açlık grevlerine ilişkin çalışmalar yürütüyoruz. Her hafta hapishanelere yaptığımız görüşler oluyor. Onları sizlerle paylaşmak istiyoruz. Yüzlerce mahpus süresiz-dönüşümsüz açlık grevini sürdürüyor. Marmara hapishanelerinde de 100’ye yakın mahpus açlık grevinde” dedi. 

YAŞANAN HAK İHALERİNE DİKKAT ÇEKTİ 

HJazırladıkları raporun özetini paylaşan ÖHP avukatlarından Raziye Turgut ie, Marmara bölgesindeki cezaevlerinde 16 Aralık 2018’de 14, 17 Aralık’ta 10, 20 Aralık’ta 4,  26 Aralık’ta 19, 5 Ocak 2019’da 25, 15 Ocak’ta 2, 16 Ocak’ta 13, 25 Ocak’ta 2 ve 28 Ocak’ta 2 kişinin açlık grevlerine girdiğini paylaştı. Açlık grevindeki tutukluların sağlık durumu ile cezaevi yönetimlerinin onlara yönelik tutumuna ilişkin de bilgi veren Av. Turgut, tutukluların yaşadıkları hak ihlallerini şu örneklerle açıkladı:  “Düzce T Tipi hapishanesinde Süleyman Benzer isimli mahpus, açlık grevine başladıktan sonra ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olduğu gerekçe gösterilerek tekli hücreye konulmuş ve şu ana kadar herhangi bir doktor muayenesi yapılmadığı tarafımıza aktarılmıştır.

Hâlihazırda refakatçisi yoktur. Edirne F Tipi hapishanesindeki Mahpus Kemal Argış’ın özel olarak belirttiği hususlar ve mahpusların aktarımına göre, açlık grevinde olan Adem Arslan isimli mahpus savcıya götürülme gerekçesi ile 2 asker tarafından koğuştan zorla götürülmüş ve götürülürken askerlerin fiziki şiddetine, küfür ve hakaretine maruz kalmıştır. Zerdeşt Oduncu adlı mahpusla yapılan görüşmeye dair Açlık Grevi İzlem Formu düzenlenmiştir. Ancak düzenlenen bu forma infaz koruma memurları tarafından müdürlükçe incelenecek gerekçesi ile el konulmuştur. Tarafımıza olumlu veya olumsuz bir cevap verilmesi için ısrar etmemize rağmen, saatlerce infaz koruma memurları tarafından bekletilerek keyfi muameleye maruz bırakıldık.” 

‘KARBONAT VERİLMEMEKTEDİR’

 Tekirdağ 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde de açlık grevindeki tutukluların revire gelmeyi kabul ettikleri takdirde tedavi yapılacağının cezaevi idaresi tarafından kendilerine iletildiğini aktaran Turgut, tutukluların bu konuda cezaevi idaresi ile yapmak istediği görüşmenin ise idare tarafından ret edildiğini söyledi.   Turgut, devamında “Gebze Kadın Kapalı Hapishanesinde görüşülen mahpusların beyanına göre; açlık grevindeki Hacer Halil Yusuf ve Ruhşen Bozan isimli mahpusların ağızlarında yaralar çıkmaya başlamış, aynı zamanda Bozan isimli mahpusta cilt kuruluğu başlamıştır. Hapishane doktorları tarafından ilaç ile tedaviye başlanmıştır. Ocak ayının ortasında kurum müdürü açlık grevindeki mahpuslara eylemin daha fazla ilerlemesi halinde müdahale edebilecekleri tehdidinde bulunmuştur. B vitamini kadar önemli olan karbonat mahpusların taleplerine rağmen tedarik edilmemektedir. Kandıra 1 No’lu Hapishanesi daha önce uzun süreli açlık grevi eylemlerinde bulunmuş 16.12.2019 tarihinde greve başlayan mahpus İbrahim Kaya’nın 10 kilo kaybettiği ve açlık grevi eylemlerinin sonucu olarak öngörülen sağlık problemlerinin büyük bir kısmını yaşamaya başladığı tespit edilmiştir” bilgilerini paylaştı. 

‘AMAÇ ÖLÜM DEĞİLDİR’ 

Açlık grevinin bir intihar değil, protesto biçimi olduğunu vurgulayan Turgut, “Kişi yiyeceği reddetmektedir. Bir açlık grevi ölümle sonuçlanabilir. Fakat temel amaç ölüm değildir. Günlük belli miktarlarda su, tuz ve şeker alımını devam ettirme esasına dayanır. Ayrıca açlık grevi sonlandırıldığında kalıcı nörolojik kayıpların görülmemesi için Bl vitamininin mutlaka alınması gerekir. Nitekim Dünya Tabipleri Birliği, 1991 tarihli Malta Bildirgesi’nde açlık grevcisini ‘zihinsel olarak ehliydi, açlık grevine kendi iradesiyle karar vermiş, bu nedenle belirli bir zaman için yiyecek ve/veya sıvı almayı reddeden kişi’ olarak tanımlamıştır” dedi. 

‘TALEPLER AÇIKTIR’

 Av. Turgut, açlık grevi eylemine başvuran tutukluların başta sağlık hakkı olmak üzere yaşam haklarının korunması için tüm yetkililerin gerekli duyarlılığı göstermesi gerektiğinin de altını çizdi. Turgut, “Açlık grevcilerinin yaşam ve sağlık hakkı konusunda Adalet Bakanlığı’nı sorumlu davranmaya ve süreci zorlaştırmamaya davet ediyoruz. Açlık grevindekilere iradeleri dışında zorla müdahale edilmesi, bu eylemlerinden dolayı tek kişilik hücrelere atılması, disiplin cezalarına mahkûm edilmesi, farklı gerekçeler yaratılarak fiili müdahalede bulunulması sorunları daha da ağırlaştıracaktır. Sorunlar ancak demokratik yöntemlerle kurulacak diyaloglar ile çözülebilir.

Mahpusların açlık grevi eylemi konusunda siyasal iktidarın ölümler yaşanmadan barışçıl yollarla gerekli tedbirleri alması ve talepleri değerlendirmek üzere harekete geçmesi gerekmektedir. Soruna temel hak ve özgürlüklerin esas alınarak yaklaşılması ve taleplerin bu doğrultuda değerlendirilerek çözüme kavuşturulması sağlanmalıdır. Talepler açıktır. İmralı tecridi ve tüm cezaevlerindeki tecrit kaldırılmalıdır. Yaptığımız ziyaretleri daha da sıklaştıracağımızı ölümlerin ve sakatlanmaların önüne geçmek için gayret göstereceğimizi belirtiriz” diye belirtti.

 AV. ZİNCİR: TTB’YE ŞİKAYET EDECEĞİZ’

 ÖHP avukatlarından Sinan Zincir ise, yapılan kötü muamelelerin, hak ihlallerinin takipçisi olacaklarını ifade etti. Açlık grevinde olan tutukluların sağlığa erişim hakkı konusunda yaşadıkları sorunlar hakkında bilgi veren Zincir, “Hipokrat yemini etmiş doktorlar, açlık grevi mahpusların kontrollerini yapmıyor. Birçok cezaevinde kilo ve nabız kontrolleri yapılmıyor. Bu şekilde devam edilirse Türk Tabipler Birliği’ne (TTB) şikayet edeceğiz. Yine yasal yollara da başvurularımızı yapacağız” dedi. Açlık grevinde olan tutukluların taleplerinin net olduğuna dikkat çeken Zincir, “Mahpuslar talepleri kabul edilinceye kadar açlık grevlerini sürdüreceklerini belirtmiştir” diyerek hükümeti mahpusların taleplerini kabul etmeye çağırdı. Öcalan’ın 27 Temmuz 2007 yılından bu yana avukatlarıyla görüştürülmediğini hatırlatan Zincir, “Kürt halk önderi, İmralı’ya getirildiği günden bu yana hukuk dışı uygulamalar uygulanmaktadır. İmralı’da hukuksuzluk işletiliyor. Tutsakların taleplerinin yanındayız. Sayın Öcalan da haklarının tanınmasını istiyoruz.  Hapishanelerde ölümler çıkabilir. Ölümler olmasın, talepleri kabul edilsin istiyoruz” ifadelerini kullandı. 

‘YASA DIŞI OLAN CUMARTESİ GÖTÜRÜLMESİDİR’ 

Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan’ın 12 Ocak’ta İmralı’ya giderek bir görüşme yapmasına da değinen Zincir, “Yapılan görüşmeyi bize bir lütuf gibi sunuyorlar. Yasal hakkımızdır. Bir cumartesi Mehmet Öcalan’ı görüşe götürdüler. Yasa dışı olan asıl budur. Haftada bir aile görüşü, mesai saatlerinde de avukatların görüşmesini istiyoruz” dedi. 

YOLERİ: TECRİT KALKSIN

 Zincir’in ardından İHD İstanbul Şubesi Başkanı Avukat Gülseren Yoleri konuştu. “Açlık grevlerinin nasıl bir zaruretle başladığını görüyoruz. Başvurulan yol, yöntem çözüm olmadığı için açlık grevleri başladı. Bizler her zaman yaşam hakkının kutsal olduğundan söz ettik. Açlık grevi de bir yaşam hakkıdır. Diğer yollar kapatıldığı için bugün açlık grevleri devam ediyor” dedi.  İmralı’da uygulanan tecridin ağır bir tecrit olduğunu belirten Yoleri, “Ağır tecridin Kürt halkının özgürlük talebi, Türkiye’deki barış umudunun engellemesine yöneliktir. Yasaları uygulayın. İmralı tecridi kalksın. Diğer mahpuslar üzerindeki işkenceler de kalksın” diye ifade etti.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA