Diyarbakır’daki STÖ’lerden Amedspor’a destek açıklaması

DİYARBAKIR – Diyarbakır Barosu, TİHV, İHD, Hak İnisiyatifi, Tabip Odası, Amespor’a yönelik saldırılar, deplasman yasağı, nefret söylemi ve keyfi suçlara ilişkin ortak basın açıklaması yaparak, “Amedspor’un yanındayız” dedi.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Temsilciliği, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Hak İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği, Diyarbakır Barosu ve Diyarbakır Tabip Odası, Amedspor’a uygulanan yasaklara karşı Diyarbakır Stadyumu önünde basın açıklaması yaptı.

‘AMEDSPOR’LA DAYANIŞMAK İÇİN’ 
Bugün oynanan Amedspor Bayrampaşa karşılaşması sonrası bir araya gelen sivil toplum örgütleri adına açıklama yapan Hak İnisiyatifi Diyarbakır Temsilcisi Reha Ruhavioğlu, Amedspor’un 62 haftadan beri deplasman maçlarına taraftarlarından mahrum çıktığını söyledi. Amedspor’a uygulanan ayrımcılığa vurgu yapan Ruhavioğlu, “Hepinizin bildiği gibi uzun yıllardan bu yana ayrımcılığın her türlü formuna maruz bırakılan, ülkenin dört bir yanında yüzbinlerce taraftarı olmasına rağmen gittiği her deplasmana yasak konan, yaptıkları futbol müsabakalarında futbolcuları fiziksel saldırıya uğrayan, yöneticileri tartaklanan, spor dedikçe hedef gösterilen, barış dedikçe kriminalize edilen kentimizin spor kulübü Amedspor’la dayanışmak için bugün burada toplanmış bulunuyoruz” dedi.

‘AMEDSPOR’A AMBARGO UYGULANIYOR’
Amedspor’a sistematik ambargo uygulandığına dikkat çeken Ruhavioğlu, şöyle devam etti: “Amedspor 62 haftadan beri deplasman maçlarına taraftarlarından mahrum çıkmaktadır. Deplasmana gittiği her şehirde ilgili şehirlerin valileri ağızbirliği yapmışçasına çeşitli bahaneler öne sürerek Amedspor taraftarlarının deplasmanda takımlarını desteklemesini engellemektedir. Nasıl ki tribünlerin boş olduğu bir dünya kupası, taraftarların olmadığı olimpiyat oyunlarını hayal edemiyorsak Amedspor’un yüzbinlerce taraftarına uygulanan sistematik ambargonun da karşısında durmalıyız. Çünkü hepinizin bildiği gibi spor, seyircisiyle spordur. Taraftarın olmadığı müsabakalar içinde güllerin olmadığı gül bahçesinden farksızdır. İzleyici sporun temel unsurudur. Bu hususta Futbol Federasyonu’na, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ve ilgili şehirlerin valilerine Amedspor’a yönelik uygulanan bu ayrımcılığın aynı zamanda sporun ruhuna uygulandığını da hatırlatmak isteriz.”

‘NASYONEL MARŞLARLA HEDEF GÖSTERİLİYOR’
Takıma yönelik saldırıların cezasız kaldığını belirten Ruhavioğlu, “Özellikle; son yıllarda kentimizin spor kulübü Amedspor’a yönelik nefret söylemleri deplasmanda oynadığı bütün müsabakalara sirayet etmiştir. Nefret söylemlerinin sürekli devam etmesi nedeniyle bu durum kolektif linçe dönüşmüştür. Kolektif linç sonucunda Amedspor neredeyse gittiği her deplasmanda hem saha içinde hem de saha dışında fiziksel ve sözlü şiddete maruz kalmıştır. Müsabaka esnasında futbolcuları dövülmüş, rakip takım yöneticileri tarafından Amedspor’un yöneticileri ve futbolcuları darp edilmiştir. Amedspor’a yönelik uygulanan bu ayrımcı söylemler sonucunda geçtiğimiz yıl Amedspor kaptanlığını da yapan eski futbolcusu Deniz Naki Almanya’da silahlı saldırıya uğramıştır. Silahlı saldırıya uğrayan Deniz Naki büyük bir şans eseri olaydan yara almadan kurtulmuştur. Amedspor’a yönelik sistematik nefret bununla da son bulmamış son olarak gittiği bir deplasman maçında rakip kulüp yöneticilerinin bilgisi dahilinde militarist, nasyonel marşlar çalınarak hedef gösterilmiş yine şans eseri takım sağ salim kente dönebilmiştir. Buradan yetkililere seslenmek istiyoruz; Amedspor2a yönelik bu denli hasmane tavırları besleyen kolektif nefretin cezalandırılmaması kentimizin spor kulübüne yönelik düşmanca tavırları pekiştirmektedir. 1972 Münih oyunlarında yaşanan elim olaylar hala hafızalarda tazeliğini koruyorken 2018’de sporda şiddetin ve nefretin yerinin olmadığını güçlü bir şekilde haykırmalıyız. Amedspor’a ve bölge takımlarına uygulanan bu şiddet ve nefrete Amedspor’a ve bölge takımlarına uygulanan bu şiddet ve nefrete yönelik eğer ciddi önlemler alınmazsa, takımlarımıza yönelik işlenen suçlar cezasız kalırsa olayların tekrar yaşanabileceği bilinen bir gerçektir” ifadelerini kullandı.

‘AMEDSPOR’UN YANINDAYIZ’
Takıma keyfi soruşturmalar açıldığını anımsatan Ruhavioğlu, “Amedspor’a yönelik işlenen nefret suçları cezasız kaldığı gibi Amedspor camiasına yönelik keyfi soruşturmalar ve cezalandırmalar sosyal adalet ilkesini zedelemektedir. Bu kentin Sivil toplum örgütleri olarak sırf, ‘Çocuklar Ölmesin, Maça da Gelsin’ dediği için hedef tahtasına oturtulan, türlü bahanelerle taraftarından uzaklaştırılan, karanlık güçlerin hain kurşunlarıyla yaşamını yitiren Diyarbakır Baro başkanını anmaları engellenen, attığı her adımda soruşturmalarla boğuşmak zorunda kalan Amedspor camiasının yanında olduğumuzu, Amedspor şahsında ayrımcılığa maruz kalan bölge spor kulüplerimizle, Amedspor’un vefakar taraftar oluşumları, Amedspor ile bağları koparılmak istenen yüzbinlerce taraftarıyla dayanışma içindeyiz” diye konuştu.