Anadilde eğitimin temel bir hak olduğunu kaydeden Eğitim Sen Genel Başkanı Nejla Kurul, “Bizler dillerimiz iyi yaşatmak için yoğun bir çaba içerisinde olmak durumundayız. Tabii ki önce sorumluluk bizde başlıyor biz dilimizi çok iyi bilmek zorundayız” dedi.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Başkanı Nejla Kurul, Batman’da öğretmenler ile bir araya geldi. Batman Eğitim Sen Şubesi’nde öğretmenler ile bir araya gelen Kurul burada konuşma yaptı. Zor bir dönemden geçtiklerini kaydeden Kurul, “Her anlamda zor bir dönemden geçiyoruz. Eğitim alanında da bir mücadele örmeye çalışıyoruz. Demokratik, laik, anadilde, cinsiyet eşitlikçi bir eğitimi inşa etmek bu dönemde çok önemli” diye konuştu.

EMEK VE BARIŞ MÜCADELESİ

Türkiye’nin demokrasi, emek ve barışın mücadelesini gerçekten veren etkin kitle örgütlerinden biri olduklarını kaydeden Kurul, “Pandemi döneminde okullarımız yüz iş gününden fazla kapalı kaldı. Bunu yapan dört ülkeden biriyiz bu bizimde sendikal çalışmalarımızı aksattı ama hızlıca dijital alana adapte olmayı bildik. Çoğul kalabilmenin birlikte uzaklaşma ve tartışma alanlarımızı, eleştiri ve özeleştiri ile yan yana yürümenin çok önemli olduğu bir dönemdeyiz” dedi.

İKTİDARIN BÖL YÖNET STRATEJİSİ

İktidarın “Böl ve yönet” stratejileri izlediğini kaydeden Kurul, “Muhalifler bölücülük ile suçlanır ama asıl bilenin asıl parçalayanın iktidar aygıtının ta kendisi olduğunun farkına varmamız lazım.
Bir diğeri ise kültürel istiladır. Mesela anadilde eğitimin üzerinde bir baskı varsa çok zalimce bir uygulamadır. Anadilde eğitimin engellenmeye çalışılması da kültürel bir istiladır. Kültür, eğitim ve dil bunlar iç içedir. Böl ve yönete karşı birleşerek kazanmak, kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç şiarıyla hareket etmek gerek” ifadelerini kullandı.

GÜVENLİK SORUŞTURMASI

Öğretmenler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının geldiğini belirten Kurul, “ Bu uygulamaların sadece silahlı güvenlik güçleri için geldiğini söylüyorlar ama öğretmenleri de bunun içine itiverdiler. Zaten KHK’lar, özel sektörde kod-29 ile kamusal alanda güvensizlik olmasına sebep oluyor. Kamusal sadece devlet demek değil, kamusal tartışan, konuşan çok geniş bir alan ama bu alan. Devlet parti devleti haline geliyor. Daha da büyümesini istediğimiz demokratik kamusal alanlar giderek tasfiye ediliyor” şeklinde konuştu.

ANADİLDE EĞİTİM

Kurul, anadilde eğitimin temel bir hak olduğunu dile getirerek, “Anadilde eğitim bir insanlık hakkıdır, bunu engellemeye dönük her çabanın zalimce ve hoyratça bir çaba olduğunu ifade etmek istiyorum. Bizler dillerimiz iyi yaşatmak için yoğun bir çaba içerisinde olmak durumundayız. Tabii ki önce sorumluluk bizde başlıyor biz dilimizi çok iyi bilmek zorundayız. Eğitim kurumları içerisinde anadilde eğitimin özel bir işlevi var çünkü anadilde öğretim görüldüğünde kökleşme daha çok sağlanabiliyor. Türkiye bir insanlık değeri olan dillerin yok olup gitmesine izin vermemeli. Türkiye’deki tüm yurttaşların bu konuya sahiplenmesi gerekiyor. İnsanların bu meseleye bir temel insan hakkı olarak bakması gerek” ifadelerini kullandı.

IRKÇI PAYLAŞIMA TEPKİ

Kurum, ”artık buradan gitmek istiyorum baktım insanların Kürtçe konuşmasından” yaklaşımı bir öğretmene yaraşır tavır değildir. Öğretmen öğrencilerini tüm tarzlarıyla tüm renkleri ile kucaklar o yüzden bu kibirli ve üstten bakışın aslında bugün gördüğümüz siyasal iklimin kendisidir öğretmenlerin böylesi tuzaklara düşmemesi iktidarın hedefleriyle uyumlu hale gel memelerini öneriyorum.