TSK’nin Garê operasyonuna yönelik eleştirilerinden dolayı hakkında soruşturma başlatılan HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, can güvenliği konusunda tehditler aldığını belirterek, “Kim olursa olsun hakkını savunmaya çalışıyoruz” dedi.

TSK’nin 10 Şubat’ta Federe Kürdistan Bölgesi’nde bulunan Garê bölgesine yönelik operasyonunda alıkonulan asker, polis ve MİT mensubu 13 kişi yaşamını yitirdi. Birçok kez Meclis’i ziyaret ederek devletin adım atmasını talep eden alıkonulanların ailelerinin başvuruda bulunduğu Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, sosyal medya hesabından yaşamını yitiren askerlerden Semih Özbey’in videosunu alıntılayarak yaptığı “Allah rahmet eylesin. Üzgünüm, keşke bu topraklarda çözüm, barış çabamıza bir karşılık görebilseydik. Esir askerlerden birisi 2.5 sene önce bunları diyordu. Mesele kim olursa olsun insanı yaşatmak olmalıydı, ölümle çözüm olmaz, insanlarımızı yaşatmalıyız” paylaşım nedeniyle hakkında soruşturma başlatıldı.

Yıllardır alıkonulanlarla ilgili başvurular aldığını ve konuyu yakından takip ettiğini belirten Gergerlioğlu, “Bu işin barışla, hayatla sonuçlanması için gayret eden bir insan olarak, böyle sonuçlanmasına çok üzüldüm. O yüzden de ilk paylaşımı ben yaptım, sonra da gerçekleri söylediğim için yaylım ateşine tutuldum. Daha önce bu durumlar yaşanmıştı ve bir sonuç alınabilmişti.

Aileler uzun süredir bir bekleme halindeydiler. Ailelerin beyanları açık zaten ve 6 yıldır perişan durumdaydılar. Her yere gidiyorlardı. Cumhurbaşkanı ile 2 kere görüşmüşler bir şey çıkmamış. ‘Bekleyin’ demişler hep. Her partiye de gittiler ama bir açık kapı bulamadılar. Bir şekilde canlı olarak alınabilirdi ama şuandaki devletin, iktidarın konseptine demek uymadı ki böyle bir şey gerçekleşti. Çatışmacı bir anlayış hakim ve sonuçta da böyle bir üzüntülü sonuç yaşandı” ifadelerini kullandı.

‘ÇÖZÜMÜ SORGULADIM’

İnsan hakları savunucusu kimliğiyle bilinen, aynı zamanda Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi olan Gergerlioğlu, “Bu sorunun çözümü nasıl olur diye sürekli sorguladım, araştırdım, peşine düştüm ve ölüm olayını duyunca da iktidara bir sitemim oldu. Ama bu sitemi yaparken iki tane tweet attım, hiçbir şekilde kimseye hakaret etmedim. Hakaret etmeden durumu açıkladım ve bu insanların canı kurtulabilirdi, insani bir mesaj verdim. Ama buradan bir kıyamet koparıldı, hakkımda linç kampanyası yapıldı, tehdit ve hakaret tweetleri aldım.

Gereken hukuki işlemleri yapıyoruz ama bizi hedefe oturtan bir durum var karşımızda. Hakkımızda sanki bir suç işlemişiz gibi soruşturma başlattılar. Tweetin neresinde suç var? Tamamen insani ve vicdani bir açıdan olaya yaklaşmışım ve eleştiri yapmışım. Ama hedefe konulduk, milletvekilliği yapmam engelleniyor. Can güvenliğim açısından da bir sürü tehdit alıyorum. Böyle bir ortamda insan hakları savunuculuğu yapıyoruz. Kim olursa olsun, insanların hakkını savunmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu. (MA)