Yargılandığı dava kapsamında savunma yapan DBB eski Eşbaşkanı Gültan Kışanak, yargılandığı dosyanın siyasi saiklerle yapıldığını belirterek, “Hukukun, siyasi saiklere boyun eğmemesini temenni ediyorum” dedi.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) önceki dönem Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi (DBB) önceki dönem Eşbaşkanı Gültan Kışanak hakkında, “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla açılan davanın 10’uncu duruşması, Malatya 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.

Gültan Kışanak tutuklu bulunduğu Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’nden, avukatları Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, Mehmet Emin Aktar ve Mesut Beştaş ise Diyarbakır Adliyesi’nden Ses Görüntü ve Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı. Sebahat Tuncel ise hastane sevki nedeniyle karantinada olduğu gerekçesiyle duruşmaya katılmadı.

Önceki celselerde verilen mütalaayı tekrarlayan iddia makamı, yargılamanın yapıldığı dosyanın Gültan Kışanak hakkında Kobanê olaylarına ilişkin Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava ile birleştirilmesi önerisinin beklenilmesine, birleştirilen dosya için mütalaanın hazırlanması için dosyanın kendilerine tevdi edilmesini belirterek, sanıkların tutukluluk halinin devam etmesini talep etti.

‘Siyasi saiklerle açılmıştır’

Hakkındaki iddialara ilişkin savunma yapan Gültan Kışanak, dosyanın 4 yıldır mahkemenin elinde olduğuna işaret ederek, “Dosya elinizde. Dosyanın tamamı siyasi saiklerle açılmıştır. Gündemde, seçimler var. Bundan kaynaklı da mahkemeniz üzerinde baskılar var. Hukukun, siyasi saiklere boyun eğmemesini temenni ediyorum” dedi.

Tahliye talebinde bulundu

Avukat Mehmet Emin Aktar, 4 yıldır sanal bir yargılama yapıldığını belirterek, yapılan yargılamanın keyfi olduğunu ve hukuka aykırı olduğunu aktardı. Mehmet Emin, “Mahkemenizin tutukluk gerekçesi gösterecek hiçbir tarafı yoktur. Bu andan itibaren müvekkilimin tutuklu halinin devamına ilişkin verilecek her türlü karar, çok açık bir şekilde hukuk ihlalidir” diyerek, tahliye talebinde bulundu.

‘Dava kurgular üzerine kurulu’

Avukat Mesut Beştaş ise Ankara’da Kobanê olaylarına ilişkin açılan davada Gültan’ın da olduğunu hatırlatarak, “Müvekkilimin, Kobanê olaylarına kadar bildiğim kadarıyla HDP üyeliği yok. Bu dosya ile bazı odakların müvekkilimin azami tutukluluk süresini aşabileceği korkusundan kaynaklı tahliye olabileceğinden açıldı. Müvekkilimin Kobanê olayları ile nasıl bir bağlantısı var, onu da anlamış değiliz” sözlerine yer verdi. Mesut, tahliye talebinde bulundu.

Avukat Cihan Aydın da mevcut dava ile birleşen Sarmaşık Derneği dosyasına dikkati çekerek, derneğin kuruluşuna kent valiliği, DBB, Baronun yanı sıra birçok sivil toplum örgütü temsilcilerinin katıldığını hatırlattı. Diğer kurumlar gibi baro olarak da bu derneğe destek sunduklarını ifade eden Cihan, “Ben de para verdim, buradan da kendimi ihbar etmiş olayım” diye konuştu. Derneğin 2006’da kurulduğunu ve 2015’te çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile kapatıldığını anımsatan Cihan, belirlenen yıllar içerisinde faaliyetlerini sürdüren derneğin hem Dernekler Masası’ndan hem de İçişleri Bakanlığı’nca denetlendiğini kaydederek, “Ne idüğü belirsiz KHK ile kapatılan derneğe destekte bulunan ve özellikle seçilen bazı kişilere suçlama konusu yapılması, en hafif şekilde ayıptır. Sarmaşık meselesi trajikomik bir meseledir” diye belirtti.

Duruşma 21 Mayıs’a ertelendi

Mahkeme heyeti, söz konusu Toplu İş Sözleşmesi’nin bir örneğinin istenilmesine ilişkin DBB’ye müzekkere yazılmasına, dosyanın Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dosya ile birleştirilme önerisinin akıbetinin beklenilmesine, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, bir sonraki duruşmayı 21 Mayıs’a erteledi.

Hüküm istinafta bozuldu

Haklarında Malatya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 1 Şubat 2019 tarihinde görülen karar duruşmasında Sebahat Tuncel’e “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla 15 yıl, Gültan Kışanak’a ise 14 yıl 3 ay hapis cezası verilmişti. Sebahat ve Gültan’ın avukatları, mahkemenin verdiği kararı istinaf mahkemesine taşımıştı. Yerel mahkemenin verdiği hükmün, Antep Bölge Adliye Mahkemesi 18’inci Ceza Dairesi tarafından bozulmasının ardından dava Malatya 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülmeye başlandı.