Kayıp yakınları, Mahmut Demirel’in akıbetini sordu

BATMAN- “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eylemlerinin 424.üncü haftasında biraraya gelen kayıp yakınları 25 yıl önce kimliği belirlenemeyen kişilerce kaçırıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan Mahmut Demirel’in akıbetini sordu.

Batman Valiliği’nin yasağına rağmen İnsan Hakları Derneği (İHD) Batman Şubesi ile birlikte her Cumartesi günü İHD Batman Şube binasında bir araya gelerek adalet ve hakikat arayışlarını sürdüren Batmandaki kayıp yakınlarının 424. üncü haftasında yapılan eylemlerine  Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman Milletvekilleri M.Rüştü Tiryaki, Necdet İpekyüz, HDP’li yöneticiler ve hak savunucuları destek verdi. Kayıp yakınları her hafta olduğu gibi bu hafta da kaybettiklerinin fotoğraflarını taşırken, eylemde “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” pankartı açıldı. 

FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLERDE CEZASIZLIĞA DİKKAT ÇEKİLDİ

Eylemin bu haftaki basın açıklaması metnini okuyan İHD Batman Şube Sekreteri Fahrettin Asutay, faili meçhul cinayetler konusunda devletin tavrına ve cezasızlık politikasına dikkat çekti. Asutay, hak savunucuları olarak faili meçhul cinayetlerde yaşamını yitirenlerin hesabı sorulmadıkça alanları terk etmeyeceklerini dile getirerek ardından 2 Nisan 1994 tarihinden beri kayıp olan Mahmut Demirel’in kaybettirilme hikayesini aktardı.

25 YIL ÖNCE KAÇIRILDI VE BİR DAHA HABER ALINAMADI

Demirel’in abisi tarafından kaybettirilen kardeşiyle ilgili  aktarımlarını paylaşan Asutay, şunları dile getirdi: “Abim Mahmut Demirel 1965 doğumlu idi. Şoförlük yapıyordu. Batman merkezinde ‘Çarşı-İpragaz şehir içi hattında çalışıyordu. 02.04.1994 tarihinde, kimlikleri belli olmayan şahıslar tarafından kaçırıldı Aradan 25 yıl geçmesine rağmen kendisinden, ölü ya da sağ olduğuna dair hiçbir bilgi alamadık. Abim, evli ve çocuk sahibiydi. Evine ve çocuklarına çok bağlıydı. Evinden işine, işinden evine gider gelirdi. Abim Mahmut kaybolduktan sonra, ailece, akıbeti ile ilgili araştırma yaptık. Topladığımız bilgileri bir dilekçe ile Batman Cumhuriyet Savcılığı’na ve  Emniyet Müdürlüğü’ne başvurduk. İfadelerimiz alındı. Ne var ki bugüne kadar tarafımıza hiçbir bilgi verilmedi. O gün bu gündür, ailenin bütün fertlerinin gözleri yollarda kaldı. 25 yıldır, acılarımız dinmedi, yüreğimizdeki ateş sönmedi. ‘Ateş düştüğü yeri yakar.’ Bizim yüreğimiz yandı. Başkalarının yüreği yanmasın. 25 yıldır evimizde bayram yapmadık; yüzümüz gülmedi. Abimin hasretiyle yattık; O’nun hasretiyle kalktık… Hala da umutlarımızı yitirmedik; yitirmek de istemiyoruz. Belki de kapımızı çalan biri o olabilir, diye bekliyoruz. Acı çeken bir kardeş olarak, tüm vicdan sahibi kişilere sesleniyorum:“Kimin elinde bilgi veya belge varsa, bize veya İHD’ye ya da sorumluluk sahibi bir kuruma iletsin. Abim sağ ise, nerede olduğunu; ölmüş ise, nereye gömüldüğünü söylesinler.”             

Açıklama, beş dakikalık oturma eyleminin ardından son buldu. (Jiyanhaber.net)