Kemal Kılıçdaroğlu: Z kuşağı baskıcı yönetim istemiyor | JIYAN HABER

JIYAN HABER

Kemal Kılıçdaroğlu: Z kuşağı baskıcı yönetim istemiyor

Kemal Kılıçdaroğlu: Z kuşağı baskıcı yönetim istemiyor
37 views
30 Haziran 2020 - 16:32

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu gündemdeki Ahmet Davutoğlu’nun kurucusu olduğu İstanbul Şehir Üniversitesi’nin kapatılmasına ilişkin “intikam için kapatıldı” dedi.

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın YKS’ye girecek öğrencilerle yaptığı videolu görüşmede aldığı yorum ve dislike değinerek, “Z kuşağı baskıcı yönetim istemiyor” ifadesinde bulundu.

CHP liderinin grup toplantısındaki ele aldığı ana başlıklar şu şekilde:

“Zor bir dönemden geçtiğimizin hepimizin malumu.. Bu dönem kavga değil kucaklaşma dönemidir. Bir anlamda siyaset dilinin tüm toplamı kucaklayan bir yapıya bürünmesi hepimizin dileği. Parlamentonun önemli bir partisi ve demokrasi için bedel ödeyen bir parti olarak sorunları dile getirmek bizim görevimiz.”

‘ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ İNTİKAM İÇİN KAPATILDI’

“Üniversitelerimizi korumak, var olan sorunları çözmek, parlamentonun ve toplumun ortak görevidir. İstanbul Şehir Üniversitesi neden kapatıldı. Pırıl, pırıl, öğrencilerle ve dinamik akademik kadrosuyla güzel bir üniversiteydi. Neden kapatıldı, intikam için.Kapatan kararı Erdoğan Resmi Gazete’den yayınladı. Devlet, kinle, öfkeyle yönetilmez. Devlette, adalet, hukuk olması lazım. Siz bu benim rakibim, benim partimden ayrıldı, üniversitenin kurucusuydu dediniz. Bu zamana kadar bu üniversiteye bir çok yardımlar yaptınız, biz buna ses çıkarmadık. Şeihr Üniversitesi kapatıldı ama gün gelir, devran döner, bu üniversite yeniden açılır.

‘ÖĞRENCİLER GEREKLİ DERSİ VERDİ’

“Geçen hafta en çok tartışılan konulardan biri kuşağıydı. Üniversite sınavına giren gençler… Turist gelecek, otellerin dolması lazım deyip sınava erkene alalım, aileleriyle tatile çıkıp 5 yıldızlı otellerde tatil yapsınlar dediler. Sayın Erdoğan bu gençleri nasıl kandırıp oy alırım diye program yaptı ama bence o da pişman oldu.Çıktı, bunlar bir sürü laf etti ama onlar gerekli dersi verdiler. Sen Z kuşağından ya da Y kuşağından oy almak istiyorsan onların ne istediğini bileceksin. O kuşaktan oy alacaksan gençler asla baskıcı yönetim istemiyorlar, bunu yapabilecek misin? Gençler ‘Biz dayatmayı kabul etmiyoruz’ diyorlar. Önce sınav tarihini öne alarak dayatmayı gösterdin.”

‘BU GENÇLER SENİ SAMİMİ BULUR MU?’

“Gençler ‘Seçilme tercihlerime karışma. Tercihlerimde özgür olmalıyım’ diyorlar. ‘Beni tornadan geçirmeye, tek tipleşmeye girişme’ diyor. Gençler ‘Eğitimde dünyayı yakalayacaksın. Beni dar bir alanla eğitime hapsetme. Sorgulama hakkımı elimden alma, beni kobay olarak kullanma’ diyor.18 yılda 15 kez eğitim politikası değişti. Bu gençler seni samimi bulur mu? Hayatın her alanını sorguluyorlar. Gençler adalet, fırsat eşitliği istiyorlar.Gençler, kim olursa olsun herkesten saygı görmek istiyorlar. İster siyasetçi, ister mahalle bakkalı, ister sade bir vatandaş…Davranışlarına saygı görmek istiyorlar. Gençler hata yapabilir. Saygı içinde yapılan hatayı hoşgörü gösterin diyorlar. Gençler, adamını bulanı değil işini iyi yapanın kazandığı bir sistem istiyorlar. KPSS’yi kazanan biri adamını bulamadığı için iş alamıyor. Gençler iş istiyorlar. ‘Bize iş alanı yaratmıyorsun, Anayasa’yı ihlal ediyorsun’ diyorlar.”

‘Z KUŞAĞI UFKU GENİŞ BİR KUŞAKTIR’

“Bu kuşağı yakalamak gerekir. Teknolojiyi en iyi onlar kullanıyorlar. Bilgileri, birikimleri, dünyayı sorgulamaları daha ön yargısız. Herkese, her olaya daha objektif bakıyorlar. Sen gençlere öyle bakabildin mi? Z kuşağından oy istiyorsan dürüst olacaksın. Z kuşağı sınava girdi. Yarın inşallah kazanacaklar. Onlar annelerinin olmadığı yerde üniversite kazanırlarsa yurt sorunu karşılarında olacak. Gençler umudumuz ve geleceğimiz. “

‘MİLLETVEKİLİNİN KIZI ÖZEL KALEM YAPILDI, SOYLU ŞİKAYETE RAĞMEN SORUŞTURMA AÇTIRMADI’

“Bu ülkenin geleceği gençlere emanet edilmiştir. Daha yeteneksizler torpille işe başlarken, daha iyi iş için yurt dışını gösteren iktidardan hesap sormayacaklar mı?Kütahya’dan bir örnek vereyim. Eski bir Kütahya milletvekilinin bir kızı var. Bu kıza hiçbir sınava girmeden memur olarak işe alıyorlar ve özel kalem yapıyorlar. Bu kız Kütahya’da değil, Ankara’da oturuyor. Tam 143 gün Ankara’da oturdu, yurt dışına çıktı, rapor gönderdi ve maaşını tıkır tıkır aldı.Sanki Kütahya’da adam kalmadı Ankara’dan adam alalım dediler. Olay şikayet ediliyor. Ayrıntıların hepsi var. Hiçbir tahkikat yapılmıyor. Soruşturma açılmasını istemeyen Süleyman Soylu.Sonra, Ankara’ya TOKİ’ye uzman olarak atıyorlar. Ben sınava giren 2,5 milyon genç kardeşime soruyorum: Kanada’ya gönderdiniz gencecik çocuğu oraya hizmet ediyor. Hiçbir geçerliği olmayan rapor gönderen kişiyi TOKİ’ye gönderiyorsunuz.Bunlara gençler oy verir mi? Bu gençler size oy vermez. Saray’dakilerin iktidarına son verecekler de bu gençler olacak.”

‘YÖK DENİLEN DARBE KURUMUNU KALDIRACAĞIZ’

“6 üniversiteye rektör atandı. 4’ünün yayınlanmış bir tane makalesi yok. Hani liyakat vardı? Nerede liyakat? O, kıskançlığından makale yazanları cezalandıracak. Böyle bir anlayışla üniversite bilgi üretebilir mi?Türkiye adına üzülüyorum. Üniversiteler bilgi üretemez noktaya geldi. Vatandaş diyebilir bilgi üretse ne olur üretmese ne olur diye. Bir üniversite bilgi üretirse sanayici katma değeri yüksek ürün üretir. Bilgi üreten insanı kapının önüne koymazsak yapabiliriz.Türkiye, bilgi üretiminde 18 yılda Suudi Arabistan, İran, ve Yunanistan’ın gerisine düştü. Saray’da oturan bu memleketi nereye getirdiğini biliyor mu? Y kuşağına ve Z kuşağına sesleniyorum. Size söz veriyorum, YÖK denen darbe kurumunu kaldıracağız. Üniversitelerin bilimsel ve yönetsel özerkliği olacak. Üniversitelerin mali özerkliği olacak. Üniversite tam anlamıyla bilgi üreten kurum olacak.Gençler tarım alanlarından çekiliyorlar. Çünkü gençler kimin hangi imkanlara kavuştuğunu biliyor. Kırsaldaki geliri bırakıp büyük kentlerde yaşamayı daha uygun buluyorlar. Bunun için gençlerin çalışabileceği bir tarım politikasına ihtiyaç var.Gençler tarımda da daha nitelikli ürünler yetiştirsinler. Oraya da sinemayı, tiyatroyu, sanatçıları gönderelim. Kent kültürüyle kırsal kültür arasındaki derin yarayı kapatmamız lazım. Mayıs ve haziran ayında ciddi bir don yaşandı. Pek çok üründe ciddi sorunlar oldu. Biz ne yaptık? 58 milletvekili arkadaşımızı gönderdik.”

‘BU FOTOĞRAFI GÖREN DEMOKRASİNİN OLMADIĞI ALGISINA KAVUŞUR’

“Adaletin en önemli ayaklarından biri avukatlar… Dünyanın bütün ülkelerinde, hangi rejimden olursa olsun, avukatlar hakimler ve savcılar önemlidir. Barolarla ilgili bir kanun teklifi geldi. Baroların parçalanmasına itiraz ediyorlar. Baro başkanları yürüyüş yaptılar. Ankara’da baro başkanları yerde arkada polis duvarı var. Polisin burada günahı yok. Polise burayı tut diyorlar, tutuyorlar. Bu fotoğrafı gören Türkiye’de demokrasinin olmadığı algısına kavuşur. Devletin bunu yapmaması lazım.Avukatlar geldiler, bırakmıyorsunuz. Mansur Bey çadır gönderdi, çadırı kuramazsınız dediler. Su vermediler, sonra görüşüldü, su verdiler. Sandalye, yemek vermediler. Bunlar düşman mı? Devleti intikam alma duygusuyla yönettiğinizde bu tablo ortaya çıkar. Dünyanın hiçbir ülkesinde baro başkanlarına böyle davranılmaz. Baro başkanlarını ayırıyorlar. İktidara muhalif olan barolar, etnik kimliklere göre barolar… Baroların bu şekilde bölünmesi bu vatana ihanettir. Sayın Bahçeli’ye sesleniyorum. Yarın inanç ve etnik kimliğe göre bölünen baroları nasıl savunacaksın? “

SARAY’IN KÖLELİĞİNİ YAPAN HAKİMLİK YAPAMAZ’

“Tüm arkadaşlarıma sesleniyorum: Her bir arkadaşımın komisyonda görevi vardır. Bu ucube, ülkeyi bölmeye amaçlayan bu teklife hep beraber karşı çıkacağız. Pandemi nedeniyle belediyeler yardım kampanyası açtılar. Banka hesapları verildi. İşsiz kalanlara geliri olmayanlara yardım yapacakları. İçişleri Bakanlığı genelge çıkardı, benim haberim olamadan yardım yapamazsınız dediler. Danıştay 10. Dairesi yürütmeyi durdurmayı reddetti.Reddeden hakimlere şunu sormak isterim. Belediye kanunu ile ilgili bir kitabı çıkarın ve diyin ki şu hoca belediyelerin bağış toplamasını yasaklamıştır. Belediyelerin kendi gelirleri var. Danıştay’ın bu kararına göre, Belediyelerin karlarını alması için de bakanlığa sormaya lazım. Emin olun, bu düşüncenin altına imza atanların hiç birinin hakimliğin yoktur. Yazıklar olsun size. Saray’ın köleliğini yapan hakimlik yapamaz. Bunların hesabı elbet sorulacak. Hukukun üstünlüğü diye bir kavram var.”

TUTUKLU GAZETECİLER

“Gazeteci serbest bırakıldı ama 3 gazeteci hala cezaevinde. Murat Ağırel, Barış Pehlivan ve Hülya Kılınç. CHP grubu olarak hepsine selam ve saygılarımı iletiyorum. Bunlar onurlu gazetecilerdir. Bunlar kimsenin önünde eğilmezler. Murat Ağırel yolsuzluk yaptı hapiste, şimdi yolsuzluk yapanların hepsi Ağırel’e dava açıyorlar. Murat kardeşim hiç üzülme bu insanların adaleti var. Seni destekleyeceklerdir. Hepimiz destekleyeceğiz”

‘ÜLKÜCÜ KARDEŞLERİME SESLENİYORUM’

“Çorlu’daki tren kazasından sonra Meclis’te bir araştırma komisyonu kuralım kazaların nedenlerini araştıralım dedik, uygun görmediler. Özellikle Trakya’daki ülkücü kardeşlerime sesleniyorum. Adaletten yanaysanız şu soruyu sormalısınız; çocuklarımız ölüyorsa neden sadece CHP ve İYİ Parti savunuyor, neden bizin partimiz de sesini çıkarmıyor? Ne zamandan beri suçlular tanık olamayı başladı bu ülkede? Darbe dönemlerinin en büyük özelliği emeği ile çalışanların demokratik ortamda aldıkları hakların geri alınmasıdır. 12 Mart ve 12 Eylül bunun en tipik örneğidir.Şimdi de işçilerin kıdem tazminatlarını elinden alalım diyorlar. Tipik bir darbe dönemi anlayışı. Bugün mecliste önemli bir kanun teklifi görüşülüyor. Madenciler yerin binlerce metre altında çalışıyorlar. Çok kişi maden kazalarında hayatlarını kaybettiler. Onlara maden şehitleri dedik. Bir süre sonra onlar unutuldu. Parlemantoda bunlar maden şehitleri sayılsın dedik, kabul edildi.Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, Zonguldak’ta yaptığı konuşmada Zonguldak’ta hayatını kaybedenleri şehit sayıyoruz dedi. Ama torba kanunda sadece bir dönemde hayatını kaybedenlere şehitlik hakkı verildi. Bundan daha büyük bir haksızlık olur mu? “

“15 Temmuz şehit ve gazileri için toplanan paralar nerede? Niye vermiyorsunuz? Şehit ve gazi yakınları burada? 15 Temmuz şehit ve gazilerinin hakkınız savunuyorum beylerden tık yok. Beşiktaş’taki saldırıda şehit olan polisler için toplanan 52 milyon nerede? Ben bu soruyu hakkı olana hakkının teslim edilmediği için soruyorum.

‘NEREYE GÖTÜRDÜN 250 BİN DOLARI?’

Erdoğan Kaddafi’den 250 bin dolar aldı. Türkiye’de şehit ve gazilerin yakınları için aldı. Bu haber Sabah gazetesinde yapıldı. Sabah gazetesi Erdoğan’a sen bu parayı şehit ve gaziler derneklerine bağışlayacaktın nerede diye sordu mu? Nereye götürdün 250 bin doları? Sanatçılara yardım yapılsın diye kültür fonu kuruldu, kaç para var burada kimse bilmiyor. Pandemi nedeniyle neden bu sanatçılara yardım yapmıyorsunuz? Bir siyasetçi vatandaşın her kuruşunun hesabını verendir.Sakarya’daki Tank palet fabrikası Katar ordusuna Ethem Sancak’a peşkeş çekildi. Katarlılar gelip 50 milyon dolar yatırım yapacak dediler. Nerede bu yatırım? Tank palet fabrikası Milli Savunma Bakanlığı’nın bütçesinin soyulması düzenine dönüştü. Tamamen çıkar ilişkileri. Savunma Sanayi başkanı 9 Kasım 2018’de tweet attı: İlk Altay tankı 18 ay sonra Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilecek, hayırlı olsun. Nerede bu tank? Sormak istiyorum: Dünyada kendi ülkesinin milli silah fabrikasını başka ülkeye peşkeş çekene ne denir? Vatan haini denir. Ortada ne tank, ne palet ne motor var.  

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.