KÜRESEL KAPİTALİZM VE DEMOKRASİ | JIYAN HABER

JIYAN HABER

KÜRESEL KAPİTALİZM VE DEMOKRASİ

KÜRESEL KAPİTALİZM VE DEMOKRASİ
Mehmet Özcan( ozcanmehmet@gmail.com )
53 views
23 Mayıs 2020 - 1:34

Kapitalist sistemde demokrasi ve barış aramak, iğneyle kuyu kazmaya benzer. Demokrasi göreceli bir kavramdır.Kim için demokrasi, kimler için demokrasi vardır?  Demokrasi nedir? Demokrasinin tarifini yapmak o kadar zor olmasa gerek, iktidarda hangi sınıflar varsa demokrasi onlar için vardır.

Tüm yasalar ve kurumları burjuvazi belirlediğine göre ve yasama yürütme burjuvaziye hizmet ettiğine göre demokraside, özgürlükte onlar için var demektir.

21’inci yüz yıl dünyasında dünyaya hakim sınıf küresel kapitalist sistem olduğuna göre, demokrasi ve özgürlükler tekelci burjuvazi ve egemen sınıflar için vardır.

Ezilen sınıflar için demokrasi ve özgürlükler rafa kalkarak, emekçi sınıflar üzerinde baskı, işkence ve devletin uyguladığı  terör ve şiddeten başka bir şey değildir.

Kapitalist sistemin hakim olduğu bir dünyada, emekçi sınıflar için demokrasi ve özgürlüklerden, söz etmek ve bahis etmek  kadar saçmalık olamaz.

Günümüz dünyasında açlık, yoksulluk, tüm dünyayı sarmış durumdadır. Küresel kapitalizmin dünyada eşitsiz gelişimi sonuncu Afrika ve Asya, Ortadoğu ülkeleri  ve Latin Amerika, ülkelerinde yoksulluk, açlık, susuzluktan günde binlerce çocuk ölürken,  milyonlarca insan ise, dünyanın  eşitsiz gelişiminden ve paylaşımından dolayı açlıktan ölmektedir.

Emeperyalist-kapitalist sistem dünyada, bölgesel ve lokal savaşlar çıkararak ülkeleri ve toplumları  bölerek, mezhep ve milliyetler savaşlarına dönüştürerek, halkları birbirine kırdırarak  günde yüzlerce insan hayatını kayıp etmektedir.

Savaşlar silah tekellerini zenginleşirken, emperyalist-kapitalist ülkeler işgal ettikleri ülkelerin yer üstü ve yeraltı madenlerini ve kültür zenginlikleri ve petrolü aralarında pay ve bölüşmeye devam ederken, doymak bilmiyorlar.

Geride ölümler, yaralılar ve yakılmış, yıkılmış ve yok olmuş bir enkaz ülke bırakarak savaş ganimeti zenginleri bırakırken! Arkada ağlayan, Analar ve çocuklar bırakarak sömürgeleştirilmiş bir ülke kazanarak, başka bir ülkeyi paylaşmak için aralarında kura çekmeye hazırlanmaktadırlar.

”Yoksulluk, umutsuzluğun son kertesinde maneviyata sarılıştır, insanın tamamiyle gerçeklikten çıkışı ve barbarlaşmasının tam gerçekliğidir; açlık, soğuk, hastalıklar, cinayet, aşağılanma, mankafalaşma, her türlü barbarlaşma ve her tür doğaya aykırılıktır. ” K.Marks, F.Engles: Kutsal Aile.

Bu  alıntıdan da anlaşılacağı gibi, insalar açlıktan ve yoksulluktan ve savaşlar sonrası  umutlarını kayıp ederek, egemen sınıfların emri altına girerlerken, sahibine sığınan köle olmuş bir insan tipide yaratmış oluyorlar. Hangi emri verseler yerine getiren mankafa, manyak, psikopat insanda yaratmışda oluyorlar.

Küresel kapitalist sistemin demokrasi ve özgürlükleri sadece ve sadece ”Savaş ve Gözyaşı”dan başka bir şey değildir.

Bugün en gelişmiş kapitalist ülkelerde dahi burjuva demokrasi ve özgürlükler miladını doldururmuştur.

Sosyalist sistem varken; Dünya kapitalist ülkelerindeki, emekçi sınıflar burvaziyi zorla hak vermeye zorlamıştır. İşçi ve emekçi sınıfların mücadelesi sonuncu burjuvazinin emekçi sınıflara verdiği sosyal hakları şimdi tek, tek elinden zorla alınmaktadır.  İşçi ve emekçi sınıfları  açlık ve yoksulluk sınırında yaşarken, işsizler ordusu hergün çığ gibi büyümektedir.

Emekçi sınıflar örgütsüz duruma düşürüldüğünden, çaresiz biçimde olaylara ve gelişmelere seyirci kalmaktan başka öteye gidememektedir.

Kapitalist sistemde; emekçi sınıflar,  emeklerini burjuvaziye satarak, yaşamını sürdürmek zorundadır.

Günümüzde emeğini satmak ve iş bulmakta büyük bir meziyete sahip olmayı gerektirir. Teknoloji geliştikçe kol gücünün yerini, artık beyin gücü almaktadır. (Örneğin fabrikalarda üretim sistemi kol gücünden çok bilgisayar sistemi ile çalışmaktadır.)

Küresel kapitalizm artık okumuş tekniksiyen, tekniker, mühendis, elemanlara ihtiyaç duymaktadır. Artık beyaz yakalı, mavi yakalı ayırmaksızın el emeği ile beyin emek gücü birleşmiş durumdadır. Kol gücüyle çalışan emekçi sınıfları birbirinden ayırmak yanlıştır. Emeğini satarak her kes (Emekçi sınıflar) cephesinde istesede, istemesede küresel kapitalizm çoktan birleştirmiştir.

”Köle, ömür boyu için satılır. İşçi ise, kendi, kendini hergün her saat satmak zorundadır.” F.Engles: (Bilimsel Sosyalizmin İlkeleri)

Günümüz dünyası ise, daha acımasız davranarak tüm emekçi sınıfları kademelere bölerek  emekçi sınıfların iş bulmasını zorlaştırarak ve rekabet yaratarak emeği ucuza getirmenin yollarınıda bulmuş oldular.

Emekçi sınıfların arasında bu ayrımcılık sürerken diğer yandan küresel kapitalizm dünyanın her tarafında ucuz emeği bularak fabrikasını oraya taşımakta veya oraya uygun fabrika monte edebilmektedir. Böylece dünyayı ucuz iş gücü cenneti yaratarak küresel kapitalizm zaferi ilan ederek dünyayı sömürmektedir.

Küresel kapitalizm (sosyalist sistemin) çözülmesi ile başlayan hak gaspları artık çekilmez hale gelmiştir.

 İşçilerin birliğini ve sendikalarda örgütlenmesinin önüne geçmek için iş yerlerinde (taşeronlaşma) ya yönelerek emekçi sınıfların iş yerinde birliğini kırmak ve işyerleri ile alakası olmayan sahte işverenler üreterek iş yerlerini bin parçaya bölerek, işyerinde emekçi sınıfların birliği  ve sendikal örgütlenmeyi böylece bozmuş oldular.

”Ücretli emek sistemi sürüp giderken, eşit yada ädil emek ücreti istemek, kölelik sistemi temelinde üzerinde özgürlük kurulmasını istemekten farksızdır.” (K.Marks.)

” İşçi sınıfı ve emekçi sınıfı şunu anlamalıdır: Bugünkü sistemde mahkum  edildiği olanca yoksulluğa rağmen, o, aynı zamanda, toplumu ekonomik bakımdan yeni baştan kurmak için gerekli maddi koşulları ve toplumsal biçimleri yaratmaktadır. Bu yüzden, bayrağına tutucu ”eşit emeğe” karşılık eşit aylık” şiarını değil, en devrimci şiarı yazmalıdır.” (Kahrolsun Ücretli emek) K.Marks.

Yani  kapitalist sisteme yaranma yerine emekçi sınıfların Küresel kapitalizmden nasıl kurtluruz olmalıdır.

Küresel kapitalizm eğer emekçi sınıfları daha ucuza mal etmek için ne varsa denemiştir.

” İşçilerin hava ile beslenmeleri mümkün olsaydı, onlar yine de sıfır fayatla alınamayacaktı. Çünkü, bedava emek,matematik anlamda son noktasıdır. Ona yakınlaşmak her zaman mümkündür, fakat ulaşmak olanaksızdır. Kapitalin sürekli eğilimi, işçilerin bu nihilist aşamaya indirmektir.” (K.Marks: Kapital)c.1

‘ Burjuvazi sadece kendisini ölüme getiren silahı yapmakla kalmamış, yanı zamanda.  Bu silahı kendisine karşı kullanacak olan insanları, yani çağdaş işçileri ve proletaryayı da yaratmıştır.”( K.Marks, F.Engles. Komünist Partisi Manifestosu.)

Günümüz 21’inci yüzyılda  Küresel kapitalizm de emek sömürüsü yukarıda anlatmaya çalıştığım gibi, tüm dünyaya kapsayarak sömürüsünü artırarak sürdürmektedir.

Kısacası; Küresel kapitalizmin ülkelere demokrasi ve özgürlük nutukları iflas ederek yerine halkların mücadelesini ön plana çıkmasıne neden olmuştur. Küresel kapitalizmin emekçi sınıflara ve yoksul haklara verecek en ufak bir demokrasi ve özgürlük kırıntısı dahi kalmamıştır.

Dünyada son günlerde yaşanan CORONA Vürisü krizinde; Yaşananlar göstermiş ki, küresel kapitalizmin insan hayatını hiçe sayarak ölüme terk etmiştir. Dünyada 5.milyon 600 bin insanın COVİD-19 pandemiye ulaşırken, ölümlerin 334 bin üzerinde seyir ederken halen kapitalizm çarkını ve kärını düşündüğü bir ortamdan bahis ediyoruz ve Geldiğimiz durum bu!  

Dünyanın her tarafında emekçi sınıfların ve halkların mücadelesi yükselmektedir. Çünkü artık burjuvazinin emekçi sınıflara verecek ne hak kalmış nede demokrasi özgürlükleri kalmış! Hepsini gasp ederek emekçi sınıfların üzerinde baskı ve diktatörlükleri ve faşist yönetimleri  kalmıştır.

Emekçi sınıflar artık kendi demokrasisini ve özgürlüklerini örgütlenerek kendi kurtuluşunu sağlamaktan başka çaresi kalmamıştır. KAHROLSUN  KAPİTALİZM VE ÜCRETLİ KÖLELİK DÜZENİ!

Mehmet Özcan

22.5.2020

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.