Leyla Güven’den yaşamını yitiren annesine mektup: Direnmeyi senden öğrendim

Açlık grevinin 61’nci gününde olan DTK Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren annesi Cevriye Güven için gönderdiği mesajda, “Haksızlıklara karşı direnmeyi sen öğrettin, boyun eğmemeyi, cesur olmayı senden öğrendim. Anne, tecrit, savaş bir insanlık suçu. Bunların artık olmaması için direniyorum” dedi. 

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in tutuklu bulunduğu Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması talebiyle 8 Kasım’da başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi 61’inci gününe girdi. Leyla, açlık grevi eyleminin 58’inci günündeyken annesi Cevriye Güven tedavi gördüğü hastaneden yaşamını yitirmişti. Leyla’nın taziyeye katılması için savcılık izni çıksa da açlık grevi eyleminin etkileri nedeniyle yaşadığı sağlık sorunlarından dolayı Konya’daki taziyeye katılamamıştı. 

 Leyla, annesi Cevriye’nin yaşamını yitirmesine ilişkin bir mesaj yayınladı. Leyla tarafından gönderilen mesaj şu şekilde:

“Canım Annem; Zor zamanlarında acılarla kıvranırken yanında olamadım. Elini tutup, başucunda sesini son bir kez dinleyemedim. Böylesi yarım ayrılıklar çok zor. Belki bir evlat için bunlar en son yapılması gereken görevlerdir ama bana nasip olmadı. Ne acı ki babamın vefatını da Amed zindanındayken öğrenmiş, onunda son demlerinde yanında olmamıştım. O zamanlar bu duruma ne kadar üzüldüğünü hatırlıyorum. Anne beni diğer çocuklarından her zaman ayrı tutar ve severdi. Belki son çocuk olmanın avantajıydı ya da sana çok benzediğimdendir. Haksızlığa asla boyun eğmezdin, asiydin. Doğru bildiğini söylemekten çekinmez, kadınlara dayatılan birçok tabuyu aşmayı daha o zamanlarda başarmıştın. Köyden ayrıldıktan sonra seni bana anlatan o kadar çok insan oldu ki. Bir gün yaşlı bir amca bana ‘Kızım ben size yıllar önce çobanlık yaptım. Senin annen gibi bir insan görmedim’ dedi. Herkes senden gördükleri insanlığı anlatıyordu. Her zaman herkesi kendisi gibi görmeyi insan olmanın verdiği değeri hissettirdin. Evet senin duruşunda asalet ve bilgelik vardı. İnsana umut ve azim veren yanın güçlüydü. Bana; barış, adalet, eşitlik, kardeşlik, sevgi, saygı, emek, fedakarlık, hoşgörü, bilgelik nedir derlerse Annem derim. Hatırlıyorum, babam siyasi görüş ve tercihlerimize kızınca ‘Senin çocukların komünist olmuş’ derdi. Sende ‘Hacı komünizm nedir’ deyince, babam kızar ve çeker giderdi. Babama saatlerce dil döker haklılığımızı anlatırdın. Sen ‘Benim çocuklarım bir şey yapıyorlarsa doğrudur’ derdin. Bize insan olmayı öğrettin. Bugün uğruna mücadele ettiğimiz değerler sizin değerlerinizdir. Anne; bir halk yok sayılıyor. Birileri ‘Ya bizim size biçtiğimiz elbiseyi giyeceksiniz ya da çıplak kalacaksınız’ diyor. İşte bu kadim halk Kürt halkı bu anlayışa karşı yıllardır direniyor. Sen zaten biliyorsun canım annem. Her bir araya geldiğimizde uzun uzun konuşurduk. Yine de kaygılanırdı anne yüreğin. Kaygılanmakta haklıydın. Çünkü, bizler konuştuk, cesaretle mücadele etmeyi seçtik. Tüm bunlar için hedef gösterildik ve binlerce kişi tutuklandık. Evet tutuklandık, fakat ölümü bedel olarak verenler oldu. Linç edilerek panzerler arkasında sürüklenerek, gece evinde uyuyan masum çocukların ölümü gibi ölümlerle ölmekte vardı. Kürde düşen pay ölüm, yaşam değil! Coğrafyanın kader olması böyle bir şey anne… Milyonlarca insan irademdir dediği, her gün bedenini onun özgürlüğü için seve seve verenlerin olduğu zamanları yaşıyoruz. Sayın Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması, bu topraklara kalıcı barışın gelmesi için grevdeyim. Sanırım sana söylenmedi ama beni çok fazla hissettiğini biliyorum. Sana anlatma fırsatım ve zamanım olsaydı bana canı gönülden hak vereceğine hiç şüphem olmazdı. Anne, tecrit bir insanlık suçu. Savaş bir insanlık suçu. Bunların artık olmaması için direniyorum. Haksızlıklara karşı direnmeyi sen öğrettin, boyun eğmemeyi, cesur olmayı, doğru konuşmayı ve yapmayı senden öğrendim. Senin öğrettiklerinin hepsi çok kıymetli bunu bil anne… Sende tüm Kürdistan anneleri gibi çok acı çektin, ama bir gün bile of demedin. Analığın kutsallığını sizler sayesinde anladık. Canım annem; sana, tüm annelere layık olmak için direnmeye, mücadele etmeye devam edeceğim. Mekanın cennet olsun, ışıklar içinde uyu güzel annem…” (Jinnews)