MARKSİZM VE SINIF MÜCADELESİ! | JIYAN HABER

JIYAN HABER

MARKSİZM VE SINIF MÜCADELESİ!

MARKSİZM VE SINIF MÜCADELESİ!
Mehmet Özcan( ozcanmehmet@gmail.com )
133 views
06 Eylül 2020 - 1:20

Günümüzde; Marksist anlayıştan uzaklaşma bir moda haline geldi. Aslında gerçek anlamda  söylemek gerekirse bu bir arayış ve vazgeçiş olarak söylesek yanılmamış oluruz.

Bu gün sınıflar mücadelesi dediğimiz zaman en büyük tepkiyi almaktayız. Neden?  Dün Marksizm ve sosyalist düşünce dünyada yenilgiye ve çözülüşe uğramamıştı her kes komünist, sosyalist ve devrimciydi.  

Ne zaman ki, ezber bitti! Sovyet sosyalizmi çözüldü.

Ütopik düşüncelerde iflas etmiş oldu. Marksizm-devrimcilik, sosyalistlik buraya kadarmış diyerek! Sınıf mücadelesine sırt çevirerek  tersinden   bakmaya başladılar.

Elvada prolaterya dediler, sınıf mücadelesini teker, teker terk ettiler. Dünün yoldaşları Marksizme, sosyalizme sırt dönerek yanlış yaptık diye kılıf hazırladılar.

Önce 1917 Ekim sosyalist devrimine neşteri attılar ama bir türlü ameliyat masasından kaldıramadılar. Daha sonra Leninizm  bir dikatatörlükmüş diyerek faturayı kesmiş oldular. Buda yetmedi Marksizmi tahrif ederek sınıflar mücadelesini red ve inkar etmeye başladılar.

Şimdi anlamsız amaçsız önerilerle, tezlerle toplumsal kurtuluşu savunurken de bunun adı sosyalizm olmayacak herkesin kurtuluşu olacak diyorlar.

İyi güzelde dünyada açlık ve yoksulluğun gün geçtikce arttığı! Milyarlarca insanın açlık içinde yaşarken, bugün her şeyin sahipleri olan egemen sınıflar sermaye sınıfı emekçi sınıflarla kendiliğinden! Sermayesini, iktidarını, kapitalist dünyasını gelin kardeşce paylaşmak mı istiyecek?

Hiç unutmam Berlin duvarının yıkılışını! Sovyet Sosyalizmin yıkılışını! Kapitalist-emperyalist sistemin! Baş aktörü Boris Yeltsinin Tankın üzerine çıkarak direnen Sovyet parlamentosunu hedef göstererek bombalanmasını aradan yıllar geçsede unutmuş değilim.

O gün, Eko yoldaşımla birlikte Basel’in ana caddesinde yürürken gözlerimiz yaşarırken,  bir başkası sosyalist olduğunu söyleyerek sevinç çığlıkları ve naraları atıyordu! Siz halamı sosyalizm diyorsunuz dedi? Evet hala sosyalizm diyoruz dedik.

Gözlerimin önüne 71 yıl süren Sovyet sosyalizmi ve Hitler faşizmini yenilgiye uğratan Sovyet kızıl ordusu ve ölen insanlar gözümün önüne geldi!

Begenmediğimiz; Sovyet proletaryası yıllarca fedakarca savaşarak  Hitler faşizmine karşı canını feda ederek yenilgiye uğratması! Hafızalardan silinmedi.  Hırsımızdan günlerce çatacak yer aradık, ama iş işten geçmiş oldu.

Ağlamanın, sızlamanın pek faydası olmayacağını anladık! Bugün olmasa yarın  yıkılmaya mahkum  olacaktı. Sosyalizm enkazına sahip çıkmanın bir anlamıda yoktu. Bugünde olsa; Marksizm den uzaklaşmış Sovyet sosyalizmi yine yıkılacaktı. Ama unutmamak gerekir ki, Emekçi sınıfların kurtuluşu yine sosyalizmde olacak! Emekçi sınıfların bundan başka alternatifi yok  ve olamazda.

Geçmiş yaşanmış  Sovyet sosyalizmden ders çıkararak yanlışları, eksiklikleri o günden beri dünya komünist hareketi tartışmayı sürdürmeye devam ediyor. Halende komünist hareket kendini yenilemeye çalışırken, toplumsal sorunu çözmeye de alternatif olacaktır.

Marksizmi günümüz koşullarına göre geliştirmek, güçlendirmek için başta her zaman kendimizi yenilemek bilincinde olmalıyız.

Marksist teori olmadan pratik olmaz, pratik olmadan da Marksist teori olmaz bilinci ile hareket etmeyi ilke haline getirilmelidir.

Eğer kapitalizmde emek,  sermaye varsa sınıflar mücadeleside var olacaktır. Kapitalizm var olduğu sürece emekçi sınıfların sermaye sınıfına karşı mücadelesi devam edecektir.

Çok geçmeden 29 yıl sonra tekrar taşlar yerine oturmuş oldu. Dünya küresel kapitalizm krizi sermaye sınıfını batıkça, batıyor bataklığa gömülüyor. Sovyet sosyalizmin çöküşü sırasında! Dünya küresel kapitalizmi yeni dünya düzeni diye, sosyalizme alternatif gösteriyorlardı. Bugün  geçen; 29 yıl sonra tek tek düşünceler iflas ederek küresel kapitalizmin krizi ile birlikte çırpınmaya burjuvaziden birlikte krizden çıkış yolu aramaya başladılar.

Sonuç ve kurtuluşun Marksizm de olduğunu vurgulayanlar komünistlerden önce tam tersine burjuvazi sahip çıktı. Yeniden  küresel kapitalizm tekelci burjuvazinin uzmanları Marksın kapitaline sarıldılar. Kapitalizmin bittiğini ilan ederkende kurtuluşun kapalı olarak, Marksizmde olduğunu söylemeye çalıştılar. Bugün dünyada Marksizm itibarını tekrar kazanarak; emekçi sınıfların kurtuluşunun rehberi olarak dünkünden daha çok okunmaya ve tartışılmaya başlamış olması komünistleri ve komünist hareketleri sevindirmiştir…

Bu krizden çıkış yolunu ya tekelci küresel kapitalizmi bulamayacak?  Ama  emekçi sınıflar bulacak? Küresel kapitalizmin krizden kurtulması zor ama; Emekçi sınıfların kurtuluşu sosyalizmde olacaktır.

Komünist Manifesto’nun ön sözünde (1888) Engles tarfından şöyle yazılmıştır. Marksist, toplumsal teorinin sonuncunu şu şekilde özetlemiştir: ’’sınıf mücadelelerinin tarihi bir evrimler dizisi oluşturur ki, bu evrimler dizisi içinde bugün sömürülen ve ezilen sınıfın sömüren ve yöneten sınıfın  tahakkümünden kurtuluşunu, aynı zamanda  ve nihai olarak toplumun tümünü her türlü sömürüden, baskıdan, sınıf ayrımından ve sınıf mücadelelerinden kurtarmaksızın sağlayamayacağı bir aşamaya ulaşmıştır.’’ (Engles)

Bugünde küresel kapitalizm ezilen, sömürülen sınıfların kurtarıcı rolünü bitirdiği gibi, sonunu getirmiştir. Çünkü kapitalist toplumun üretim, bölüşüm ve paylaşma mekanizması bozularak  antagonist çelişkinin patlama noktasına getirmiştir.

Kapitalist yasanın üretim ve paylaşım noktası bozulmuştur. İnsanlar yoksullaşarak alım gücünü kayb etmiş! Açlıkla ölüm arasında sıkışmış kalmışlardır. Emekçi sınıfların bu (Corona virüs pandemi döneminde) kaybedecek hiç bir şeyleri kalmamıştır. 

Yani Sovyet sosyalizmin yıkılışı ile tekelci küresel kapitalizmin pembe taplosu son bulurken burjuvazi ile çalışanlar arasında uçurumlar açılarak artık kapitalizm yerini bırakmak için, adım adım sosyalist topluma gebe olarak bitişini hızlandırmaktadır.

’’ Marks, Ekonomi-Politiğin Eleştirisi adlı eserin ön sayfasında şunları yazmıştır: ’’ Burjuva üretim ilşkileri, toplumsal üretim sürecinin son atogonist biçimidir…  burjuva toplumun rahminde gelişen üretici güçler aynı zamanda bu antagonizmanın çözülmesi için gerekli maddi koşulları yaratmaktadır. Dolaysıyla, bu sosyal oluşum insan toplumun tarih öncesine son vermektedir.’’ (K.Marks)

Bu alıntıdan anlaşılacağı gibi, kapitalizmin ana rahminde gelişen toplum sosyalist toplumdur. Evet sovyet sosyalizm çözülmüş olabilir, yenilmiş olabilir! Ama, emekçi sınıf da, sermaye sınıfın dan ayrışması ve ona karşı mücadele etmesi en doğal hakkıdır.

Emekçi sınıf sermaye sınıfına karşı mücadele ederek kapitalzmi sosyalist devrimle yıkacaktır!   Bunun adı belki bazılarına göre hoş gelmesede bu emekçi sınıfların iktidarı sosyalizm olacaktır… 

Bunu Marks şöyle formüle etmiştir: ’’ancak komünizmi işlemeye başlamasından önce, sosyalist toplumun işleri (ki Marks buna’’Komünizmin ilk aşaması’’, ya da  kapitalizmden kominizme ’’geçiş’’ dönemi adı vermiştir’’) başak ve farklı bir ilkeye göre yönetilmek zorundadır:’’ herkesin yeteneğine göre, her kesin emeğine göre’’  komünist topluma dönüşecektir demiştir’’(K.Marks.)

Yani hiç bir zaman kapitalist toplumdan direk olarak sınıfsız ve sömürüsüz toplum olan Komünizme geçilemeyceğini altını çizerek söylemesine rağmen bunu saptırarak kendine göre yorumluyarak 1917 Ekim sosyalist devrimini ve sürecini yok saymışlardır. Ekim devrimini ve sürecini hata idi! Lenin’in diktatörlüğü olarak tanımlamışlardır.

Halbuysa gerçek ve doğru olan Marksist  ideoloji ve teoridir.  (Lenin)in Ekim devrime öncülük ederek dünya komünist hareketin rehberi ve önderi olmuştur… hatası , eksiği yokmu desek doğru söylemiş olmayız….. elbette Marksizm eleştirilecek, elbette Leninizm eleştirilecek ama insaflı olmak zorundayız.  Marksizm doğma değil bir eylem kılavuzudur. Komünistler hiç bir zaman tutucu değiller ve olmamalıdır. Bu temelde Marksizmi eleştirirken tahrif ederek değil, marksist tutum içinde eleştirmek gerekir. Eleştirirkende alternatif teoriler geliştirerek sunmak gerekir ki, eleştiri yerini bulabilsin.

Marksizm sınıf mücadelesini zorunlu kılarken, öznel isteklerinden dolayı değil.  Marks kapitalist toplumun yerini sosyalist toplum alacak derken; toplumsal gelişim yasalarına bakarak söylemiştir.

Ama hiç bir zaman kehanete bulunmamıştır. Marks sadece insanlara istiyerek tarih yasalarını emri doğrultusunda hareket etmeyi önermemiştir. Üretim ilişkilerinin fiili gelişmesini incelemiş ve bu temele dayanarak bu üretim ilişkilerini istenilen biçimde değiştirmeye yönelik eyleme rehberlik edecek pratik yargılar önermiştir.

Marksizm hiç bir zaman öngördüğü toplu eylemler sınıf mücadelesi olmadan sosyalizme inanmadığı gibi, sosyalizmin başarısızlığa uğrama olasıllığınıda  inkar etmemiştir. Sovyet sosyalizmide yanlış ve eksik uygulamalar nedeni ile başarısızlığa uğramış ve yenilmiştir. Bu şu demek değildir bir daha sınıf mücadelesi olmayacak demek değildir.  Emekçi sınıflar  sosyalist toplumu istemiyor diye! Farklı  anlam çıkarılarak Marksizm  tahrif ederek yerden yere vurulması, dalga geçilmesi utanmazlık ve Marksizme karşı büyük haksızlıktır.

’’Bütün uygar ülkelerde demokrasinin zorunlu sonucu proletaryanın siyasal iktidarıdır. Proletaryanın siyasal egemenliği ise, sosyalist tedbirlerin ilk koşuludur.’’ (Engles)

Sınıfsal mücadelesini  red ederek proletarya diktatörlüğünü diktatörlük olarak tanımlayanlar emek sınıfı ile sermaye sınıfını nasıl bir arada tutarak uzlaştıracaklardır. Merakdır doğrusu! Kapitalist iktidarı nasıl ve kimlerle yıkarak, toplumsal kurtuluşu sağlayacaklardır. Veya yerine nasıl bir toplum inşa edeceklerdir. Bunu adın ne olacaktır.

Kapitalist toplumla sosyalist toplum arasında, birincisini devrim yolu ile ikincisine dönüştüren uzun zaman bulunur. Bu dönemde geçici siyasal dönem arasında , elbette ki, bir uyum vardır. Bu yüzden, bu ortamdaki dönemin devleti, proletaryanın devrimci yönetiminden başka bir şey olamaz.’’ (K.Marks: Gote proğram’ının eleştirisi)

Bugün Marksizmden uzaklaşarak teori yaptıklarını sananlar ergeç bunu tekrar kabul etmek zorundalar veya yok olarak tarihe karışmak zorundadırlar.  Emekçi sınıfların kurtuluşu sosyalizmde ve emekçi sınıfların iktidarında olacaktır.

’’Marksistler pratikte bütün ülkelerdeki işçi partilerinin en azimli kesimidir.  İşçi hareketini daima ileri götürürler. Teorik bakımdan, işçilerin geri kalan yığınlarından şu üstünlükleri vardır: Proletarya  hareketinin koşullarını, gidişatını ve genel sonuçlarını anlarlar.’’ (K.Marks. F.Engles: Komünist partisi manifesti.)

Marksistlerin ve komünistlerin görevi; Emekçi sınıfları iktidara hazırlamak ve onları örgütlemek, emekçi sınıflara teorik ve ideolojik bilinç vermektir…  yoksa Marksizmi tahrif ederek emekçi sınıfların mücadelesini bulandırarak köreltmek değildir.

YAŞASIN MARKSİZM LENİNZM VE  SINIF MÜCADELESİ!

YAŞASIN SOSYALİZM!

3.8.2020

Mehmet Özcan

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.