Artı TV’de Derya Okatan’ın sunduğu Gündem Özel’in konukları HDP Batman Milletvekili ve hekim Necdet İpekyüz, CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu ve Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydemir oldu. Programda kabine toplantısının ardından AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı yeni tedbirler ve iktidarın pandemi politikaları masaya yatırıldı.

Necdet İpekyüz, pandemiyi tedavi etmekten çok korumak önemli diyerek, “İlk günden beri gerek biz muhalefetteki partiler, gerek yurttaşlara yönelik, gerekse hükümete yönelik ‘Koruma koruma koruma’ diye yola çıkıyorduk. Salgın ile başetmek korumak ve önlemek üzerinedir. Sağlık son dönemde bir şirket tarzına dönüştürüldü. Hastalar müşteri gibi göründü, kurumlar işletmeye dönüştü” ifadelerini kullandı. Her gün bir uçak dolu insanın öldüğünü tarif eden İpekyüz, “Bakanlık tarafından gösteriliyor haritalar, kıpkırmızıya boyanmış bir ülke. Bu tür durumlarda olağanüstü toplanmak gerekiyor. Olağanüstü deyince onların aklına muhalefet ile baş etmek, önlem olarak algılıyorlar. Vatandaşı korumak üzerine değil, kendi iktidarlarını korumak için toplanıp radikal kararlar alabiliyorlar. Ama radikal kararlar alınması gereken salgına karşıdır. İnsanlar ölüyor, insanlar canını kaybediyor” ifadelerini kullandı.

‘KONUŞTUKLARI KADAR İCRAAT YAPSALAR ÜLKEDE SORUN KALMAZ’

Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydemir ise Türkiye’nin günlük artışta dünya birincisi olduğunu söyleyerek, “Her hangi bir konuda dünya lideri olamadık ama bu konuda lider olduk. Bu çok acı bir şey. İktidar pandemi sürecini ne kadar iyi yönettiğini söylüyor ama bütün veriler ve bütün gelişmeler ne kadar yönettiğini somut olarak söylüyor. Bugün açıklanan tedbirler de insan sağlığı ile ekonomi arasında sıkışmışlığın bir göstergesi. İktidar ekonomik olarak bu süreçte halkı, esnafı, çalışanı destekleyemediği için pandemiye karşı tedbirleri değil de ekonomik olarak daha az nasıl zarar görürüm diye bakıyor. Yani insan sağlığından önce oy kaybını engellemeyi hedefliyor iktidar. Sadece konuşuyorlar. Konuştuklarının 3’de 1’i kadar icraat yapsalar bu ülkede sorun kalmaz.” dedi.

‘BAŞARI OLURSA KENDİLERİ YAPIYOR, YANLIŞ OLUNCA HERKES SUÇLU!’

Sürecin başından beri Türkiye’nin şeffaf olmadığını söyleyen Mehmet Bekaroğlu ise, “Erdoğan pandemi başından beri ekranlara çıkıyor ilk 25-35 dakikası icraatın içinden Libya’yı anlatıyor, başka konular anlatıyor bitime dakikalar kala pandemi ile ilgili kararları açıklıyor. Böyle olmaz bu iş. Bu ciddi bir iş, insanlar ölüyor, kontrol edilme noktasını geçti. Mezarlığın kenarından geçerken ıslık çalarak geçemezsiniz. Dün Sağlık Bakanlığı’nın açıklaması neydi o öyle? Herkes sorumlu! Oldu. Başarı olursa kendileri yapıyor, yanlış olunca herkes suçlu” ifadelerini kullandı.

KAYIP 128 MİLYAR DOLAR

CHP’nin ‘128 milyar dolar nerede?’ kampanyası ekseninde derinleşen yoksulluğu değerlendiren Birol Aydemir,” Merkez Bankası’nın yedek akçesini bile aldılar. Çıkıp insanlara bunları dahi anlatmıyorlar. Yanlışlarını ifade dahi etmiyorlar” dedi.

‘4 TANE MERKEZ BANKASI BAŞKANI DEĞİŞTİ’

“Türkiye günlerdir ‘128 milyar dolar nerede?’ diyor, buna çıkıp cevap veremiyorlar. Neredeyse çıkıp bunu soranlara teröristtir diyecekler” diyen İpekyüz, “2018 yılından beri 4 tane Merkez Bankası Başkanı’na tanık olduk. Dünyada 20 yılda 4 defa değişir. Kimi ülkelerde 8 yılda bir değişir Merkez Bankası Başkanı. ‘Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiyoruz, particilik olmayacak, kutuplaşma olmayacak’ dendi ancak 4 tane Merkez Bankası Başkanı değişti” ifadelerini kullandı.

Bu paraların ilk başta pandemi de halka dağıtıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyleyen İpekyüz, “Kısa Çalışma Ödeneğini kaldırmışsın, doğalgazda indirim yapmamışsın, içme suyunda kolaylık sağlamamışsın, kredileri silmemişsin, esnafın borcunu silmemişsin, elektrik faturalarında kolaylık sağlamamışsın… Ama yandaşa ihaleler vermişsin, vergilerini silmişsin, yandaşa krediler açmışsın” ifadelerini kullandı.

“Nutuk çekerek ‘patates, soğan dağıtıyorum’ demekle olmaz bu iş” diyen İpekyüz, “Diyanet Bakanlığı dahi ’27 TL ile 30 TL arasında fitre olması lazım’ diyor. Bunu dört kişilik aileye vurduğun zaman asgari ücreti dahi karşılamıyor. Siz tercihlerinizi farklı yerlerden kuruyorsunuz. Bu yaptıklarını kim eleştirse kendinize ait algı geliştirmişsiniz, ‘Milli değerler, milli hassasiyetler.’ İyi de yurttaşlar bunların peşine düşmese şeffaflık olmaz” şeklinde konuştu.