Uca: 'Şengal Anlaşması'yla Kürt varlığı hedefleniyor | JIYAN HABER

JIYAN HABER

Uca: ‘Şengal Anlaşması’yla Kürt varlığı hedefleniyor

Uca: ‘Şengal Anlaşması’yla Kürt varlığı hedefleniyor
96 views
26 Ekim 2020 - 13:46

“Şengal Anlaşma”nın Türkiye’nin istekleri doğrultusunda hazırlandığını ifade eden HDP Milletvekili Feleknas Uca, bunula Êzidî toplumunun iradesinin yok sayıldığını ve yeni katliamların yaşanabileceğini söyledi.

Irak merkezi hükümeti ve Federe Kürdistan Bölgesi Yönetimi arasında Êzidî yurdu Şengal’in “İdari ve güvenlik alanlarında yeniden yapılandırmasını” ön gören “Şengal Anlaşması” imzalandı. Anlaşmaya göre, bölgeye 2 bin 500 güvenlik gücü ataması yapılacak. Bu kapsamda, Şengal’in güvenlik ve idari yönetiminin gözden geçirilmesi, yeniden imarı için Hewlêr ve Bağdat arasında ortak komite kurulacak. Arka planında Türkiye’nin olduğu, Federe Kürdistan Bölgesi Yönetimi, Irak hükümeti, Birleşmiş Milletler, ABD ve uluslararası koalisyonun onayladığı söz konusu anlaşmada, Şengal’da mevcut askeri ve siyasi yapının tasfiye edilmesi amaçlanıyor.

Duyurusu, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplonun yıldönümü olan 9 Ekim’e denk getirilen anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Irak Özel Temsilcisi Jeanine Hennis-Plasschaert’ın da gözetiminde imzalandı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Êzidî Milletvekili Feleknas Uca, anlaşmayla Êzidî toplumunun iradesinin yok sayıldığı belirterek, hedeflenenin Kürt varlığı olduğunu söyledi.

TÜRKİYE VE ABD’NİN İSTEKLERİ

Uca, 3 Ağustos 2014’te DAİŞ eliyle Şengal’de yaşanan katliamdan sonra Türkiye’nin Şengal’a yönelik politikalarına hız verdiğini, akabinde Şengal’in bombalandığını söyledi. Şengal’in bulunduğu yer itibariyle özel bir konuma sahip olduğuna dikkat çeken Uca, Irak merkezi hükümeti ve Kürt yönetiminin Türkiye’nin saldırılarına sessiz kaldığını dile getirdi.

Anlaşmanın Türkiye’nin istekleri doğrultusunda imzalandığını ifade eden Uca, Amerika’nın Ağustos ayından bu yana bölgeye heyetler gönderdiğini, amacının bölgede Êzidîleri Şengal’den çıkarmak, Irak merkezi hükümetine bağlı alanlarda Arap bölgelerinde bulunan askeri birliklerini Kürt bölgesine ve Şengal’e taşımak olduğunu söyledi. Uca, ABD’nin Şengal üzerinden İran’a ulaşmak için zemin aradığını, bunu Türkiye’yi kendi çıkarları etrafında örgütleyerek sağlamaya çalıştığına işaret etti. ABD’nin bir diğer hedefinin ise Haşdi Şabi’yi Şengal’den çıkarmak olduğuna değinen Uca, söz konusu anlaşmayla aynı zamanda Rojava ile Şengal arasındaki bağın koparılmak istendiğini ifade etti.

SOYKIRIMIN DEVAMI

2007’de Şengal’in boşaltılmak istendiğini ancak başarılı olunmadığını anımsatan Uca, “2007’den bu yana Şengal üzerinde farklı konseptler, yöntemler ele alınmaya başlandı. Şengal üzerine yapılan anlaşma ve izlenen siyaset, korkutucu ve halk üzerinde büyük panik yaratıyor. Çünkü DAİŞ’in Şengal’de yapamadığı, bugün bu anlaşmayla yapılmak isteniyor. Êzidîler ve Şengal halkının iradesi olmadan yapılan bir anlaşma gerçekleşirse, bu Êzidîler açısından katliam ve soykırımı devam olur” ifadelerini kullandı.

ANLAŞMA KİM TARAFINDAN HAZIRLANDI?

Êzidîlerin Şengal’den çıkarılarak yeni bir gücün inşa edilmek istendiğini dile getiren Uca, “Anlaşmanın Hewlêr parlamentosunda tartışılması gerekirdi ama ne yazık ki böyle bir şey gerçekleşmedi. KDP tek başına bu kararı alıp, Bağdat ile anlaşma yaptı. Mesela ben bir Êzidî kadın ve Êzidî siyasetçi olarak sormak isterim, Hewlêr-Bağdat arasında yapılan anlaşma, hangi hükümet tarafından hazırlandı ve imzalandı? Neden Şengal halkı bu anlaşmanın içerisinde yer almıyor? Bağdat ile Hewlêr’in yakınlaşıp sorunları çözmesi ve bir araya gelmeleri olumlu ancak Şengal halkının iradesinin olmadığı bir anlaşma kabul edilemez. Bu yüzden Güney Kürdistan halkının bu anlaşmaya karşı çıkması gerekir. Siyasi partilerin düşünmesi gerekir. Bu anlaşmayla birlikte neler olacak, Ezidilere yönelik soykırımın devamı mıdır? Bugüne kadar Güney Kürdistan’daki siyasi partiler Şengal bizim acımızdır, bizim şerefimizdir diyorlardı. Madem Şengal sizin şerefiniz, Êzidîlerin katliamına zemin hazırlayacak bu anlaşmaya karşı neden tek bir şey söylemiyorsunuz?” diye sordu.

ŞENGAL’E SALDIRI

Anlaşmayla yeni bir göç dalgasının oluşabileceği uyarısında bulunan Uca, bu durumun yeni katliamlara zemin hazırlayabileceğini söyledi. Uca, şunları söyledi: “6 yıl boyunca Şengal kendini savundu ama siz kalkıp kendi aranızda Şengal halkı olmadan anlaşma yapıyorsunuz. Şunu sormak gerekiyor: Katliam gerçekleştiğinizde kaçıp gitmediniz mi? Bunun sebebi kimdi? Bu yaşanılan büyük acılardan sonra kendini yeniden inşa eden Şengal, huzur içinde bir inşa gerçekleştirmek istiyor ama şunu görüyoruz; yapılan anlaşma ile birlikte Şengal’e saldırmak isteniliyor. Bu projeler ve planlar kime ait? Bu yüzden ne anlaşma ne de saldırılar kabul edilmeyecek. Şengal halkı başkalarının iradesiyle değil, kendi iradesi doğrultusunda nasıl yaşamak istediğini ve nasıl bir yönetim istediğine karar vermeli. Katliamdan geçenler, bu katliama karşı halkını savunanların ne istediğini sormamız gerekiyor. Ben, sen, o veya başkası, Şengal’i savunanların kurmak istediği geleceğe karışma hakkımız yok.”

‘HEDEF KÜRT VARLIĞI’

Federe Kürdistan Bölgesi’nin Türkiye tarafından işgal edildiğini ve KDP’nin buna sessiz kaldığını dile getiren Uca, “Türkiye Güney Kürdistan topraklarında yüzlerce karargah kurmuş. Yaptıkları şey Kürdistan topraklarına düşmanlıktır. Kayyımların, Rojava’ya saldırıların, siyasetçilerin tutuklanmasının, binlerce Êzidî kadının köle pazarlarında satılmasının, Kobanê’ye DAİŞ’in saldırısının, Türk askerlerinin DAİŞ’lilerle poz vermesinin, Şengal’de katliamın gerçekleşmesinin, yani tüm bu sayısız yaşanılanların sebebi PKK’miydi? Konu PKK değil, asıl konu Kürt ve Kürdistan’ın varlığıdır. Konu ulusal birliktir. Ulusal birliğin dağıtılması için her türlü yolu deniyorlar. Gökyüzünde tek bir Kürt olsa bile, Erdoğan o Kürt’ü oradan indirmenin derdine düşer. Japonya’da Kürtçe kurslar açıldı, ne yaptılar, Japonya’ya yönelip neden Kürtçe kurslar açtınız diye söylendiler. Fransa ders kitaplarında Kürtlerden bahsediyor, bu sefer Fransa’ya yönelip, nasıl buna izin verirsiniz diyorlar. Bu yüzden şunu anlamak lazım artık, kendimizi kandırmayalım, sorun PKK’nin varlığı değil, sorun Kürt varlığıdır” (Mezopotamya Ajansı)

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.