Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), 2021 yılı Mart ayı gazetecilere yönelik hak ihlalleri raporunu açıkladı. Gazetecilere yönelik hak ihlallerinin artarak devam ettiğinin belirtildiği raporda, gözaltına alınan, haklarında dava açılan ve tutuklu olan gazetecilere ilişkin veriler aktarıldı.

TUTUKLU GAZETECİ SAYISI 76

Rapora göre, Mart ayında 6 gazeteci gözaltına alındı, bir gazeteci ise saldırıya uğradı. Mart ayında bir gazeteci öldürülürken, 2 gazeteci hakkında soruşturma açıldı, haber takibi yapan gazeteciler defalarca engellendi.  11 gazeteciye 29 yıl 6 ay 16 gün hapis cezası verildi, 106 gazeteci 36 ayrı dosyadan yargılanmasına devam edildi.  2 gazeteye 7 gün ilan reklam cezası verilirken, RTÜK 2 TV kanalına 4 ayrı ceza verdi. Mart ayında İnternet sitelerinde yayımlanan 120 habere erişim engeli getirildi. 6 Nisan itibariyle tutuklu gazeteci sayısının 76 olduğu açıklandı.

GAZETECİLER SUSTURULMAK İSTENİYOR

Mart ayında gazetecilere yönelik baskıların devam ettiğinin belirtildiği raporda, bir ay boyunca gazeteciler şahsında gazetecilik mesleğinin hedef alındığına dikkat çekildi. Gazetecilerin gözaltılar, hapis cezaları, soruşturmalar ve daha birçok baskı aygıtıyla susturulmaya, gazetecilik de kontrol altına alınmaya çalışıldığının vurgulandığı raporda, özellikle yargının gazetecileri susturma çabası içinde olduğu belirtildi.

GÖZALTI, TUTUKLAMA VE BASKILAR

Gazeteciliğin hedef alınmasının aynı zamanda toplumun hedef alınması anlamına geldiğinin vurgulandığı raporda şu tespitler yer aldı: “Mart ayını da basın özgürlüğünü yaralayan uygulamalarla geride bıraktık. Mart ayı verilerine baktığımızda gazetecileri susturmak amacıyla özellikle yargının yoğun bir çaba içerisinde olduğunu gözlemlemekteyiz. Bir ay içerisinde yüzü aşkın gazeteci yargılandıkları davalardan hakim karşısına çıkarken, gazetecilere çeşitli davalardan yine cezalar verildi. Gözaltına alınan gazetecilerin yanında, gazetecilerin haber takibinin engellenmesi dikkat çekici bir nokta. Gazeteciler hedef gösteriliyor, saldırılara maruz bırakılıyor, gazeteci susturulmak için türlü yola başvuruluyor.  Gazetelere yönelik verilen ilan reklam cezaları, televizyonlara da RTÜK eliyle verilen cezalar göze çarpıyor. Ayrıca internet haberciliğinin yaygınlaştığı bir süreçte bu mecrada sesini duyurmaya, haber yapmaya çalışan gazetecilerin haberleri de çeşitli gerekçelerle engelleniyor. İnternet sitelerine getirilen erişim yasağının yanında direk haberlerin yayından kaldırılması kararları adeta haberciliğe vurulan bir darbedir.

‘BERİTAN BİRAN ÖNCE SERBEST BIRAKILSIN’

Helikopterden atılan köylülerin gördüğü işkenceyi haberleştirdikleri için 6 ay önce tutuklanan meslektaşlarımız, Adnan Bilen,  Cemil Uğur, Şehriban Abi ve Nazan Sala ilk duruşmada tahliye edildi. Bu, geç kalınmış bir karardı. Arkadaşlarımız hiç tutuklanmamalı aksine ortaya çıkardıkları gerçeklerden dolayı ödüllendirilmeliydi. Her şeye rağmen 4 arkadaşımızın özgürlüğüne kavuşması sevindirici bir gelişmeydi. Ancak bu sevincimiz de sadece birkaç gün sürdü. Öyle ki JinNews muhabiri Beritan Canözer dün gözaltına alınan kadınlar arasındaydı. Bu durumu kabul etmediğimizi belirtiyor, Beritan’ın biran önce serbest bırakılması gerektiğini vurguluyoruz. Bu vesileyle onlarca meslektaşımızın da halen cezaevlerinde tutulduğunu hatırlatıyor ve aynı çağrıyı onlar için de yapıyoruz. Gazetecilerin tamamı serbest bırakılmalı ve mesleklerini yapmaya devam etmelidir.

‘AKP-MHP İKTİDARI BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ HEDEF ALIYOR’

Henüz Nisan ayının başlarındayız. Ancak daha şimdiden yaşananlar bu ayın da basın ve ifade özgürlüğü açısından baskılarla geçeceğini gösteriyor. AKP-MHP iktidarının bu politikaları basın özgürlüğünü tamamen ortadan kaldıracak bir boyuta ulaştı. Bu durumun gerçekleşmesi büyük bir karanlığı da beraberinde getirecektir. Toplumun karanlığa hapsedilmemesi için baskı politikalarından vazgeçilmeli, hem gazetecilerin hem de toplumun haklarına saygı duyulmalıdır. Gazeteci, temel ilkeler çerçevesinde her türlü haberi yapabilmeli, toplum da yaşananları tüm yönleriyle doğru bir şekilde görebilmeli, okuyabilmelidir. Açıklamamızı “Özgür basın özgür toplum” şiarını hatırlatarak bitiriyor, her koşulda gazeteciliği savunmaya devam edeceğimizi belirtiyoruz.”