Yaşama ve topluma dokunmayı amaçlayan bir topluluk: Tov Tiyatro

BATMAN-Eleştirisel mizahı Batmanlılara tiyatro ile aktarmayı hedefleyen sanat topluluklarından biri olan Tov Tiyatro Topluluğu amaçlarının “Bireylere kendilerini ve toplumu hissetmelerini, kendi hayallerine ve toplumun hayallerine dokunabilmelerini sağlamak” olduğunu ifade ediyor.

Mizah, toplumsal eleştiri ve muhalefetin en etkili yoludur kimilerine göre. Toplumsal muhalefetten çekinen Çoğu yönetimler, belki de en çok eleştirisel Mizahtan korkar. Çünkü halk, verilmek istenen mesajı en rahat mizahla algılayabilir. Bu yöntemin en çok kullanıldığı sanat dallarından biridir Tiyatro sahneleri. Tov Şano da Eleştirisel mizahı Batmanlılara tiyatro ile aktarmayı hedefleyen sanat topluluklarından biri.

‘Dokun,Hisset,Yaşa!’

Tarihin karanlık sayfalarından, günümüz coğrafyasına kadar süre gelen değişim ve dönüşümleri sanatsal eleştirileriyle sahnelere taşımaktadır Tov Sanat Evi sakinleri.
İhsan Gümüşten, “Dokun, hisset, yaşa!” ve “Motive ol, inan, paylaş” diyerek Tov Sanat Evinin bunlardan ibaret olduğunu belirtmekte. Yaklaşık beş yıl önce Batman yerelinde İhsan Gümüşten, Özcan Güneş, Rojbin Elban ve bir diğer arkadaşıyla birlikte kurdukları Tov Sanat Evinde, tarihi sırtlayarak günümüz toplumlarının göz ardı edilen gerçekliklerini tiyatro hicvi ile seyircilerinin belleklerine kazımakta.

‘Bir Oyuncu Yaratmak En Son Amacımız’

Gümüşten, “Tov Sanat Evi (Tov Şano) 2013 yılında kuruldu. Şu anda 15 kişilik bir grup halinde oyunlar sahnelemekteyiz. Bizim burada en temel amacımız dokunabilmektir, oyuncu yaratmak değil. Eğitimlerimizi verirken, ünlü bir oyuncu yaratmayı vaat etmeyiz ama iyi bir oyuncu olabileceklerini vaat edebiliriz ki bunun yolu da disiplinden ve çok çalışmaktan geçer. Buradaki en son amacımız bir oyuncu yaratmaktır” diye konuştu.

Tov Sanat Evi

Tov’u sadece ‘Tov şano’ olarak tanımlamamız Tov’un içeriğini eksik bırakacağı kanısındayım. Çünkü Tov, edebiyat, sinema, tiyatro, resim gibi birçok alan ile ilgili hem etkinlik hem de çalışmalar yürütmektedir. Örneğin; Tov’da her ay tiyatro gösterileri, yazarlar ile imza ve söyleşi günleri mevcut. Bunun dışında tiyatro, gitar ve bağlama kurslarımız mevcut. Bu sebeplerdir ki, Tov Şano artık Tov’un bir alt kolu durumunda kaldığı için Tov Sanat Evi tanımlaması daha isabetli olur.

‘Bu Bir Bayrak Devridir’

Bizim amacımız bireylere kendilerini ve toplumu hissetmelerini, kendi hayallerine ve toplumun hayallerine dokunabilmelerini sağlamak diye vurguluyor Gümüşten. Daha sonrasında ise konuşmasına şu şekilde devam ediyor, “Tiyatro alanında ve Tov olarak 15 kişi sayısından 100 kişiye ulaşabilmek gibi bir hedefimiz yok. Ama dokunabileceğimiz insan sayısının milyonlara ulaşabilmesini istiyoruz. Burada gerekirse tek bile kalmaya hazırız yeter ki anlattıklarımız ile milyonlara dokunmuş olabilelim. Burada birey olarak binlerce kişinin olmasının bir manası yok. Çünkü bu bir bayrak devridir. Taşıyamadıkça tutmanın bir ifadesi kalmıyor”

‘Tarihimiz Unutuluyor’

Tov’un kendisine sahip çıkmak bireylerin kendi sanatlarına, gelenek, göreneklerine ve kendi öz benliklerine sahip çıkmasından geçer. Bu yüzden Tov kuruluş amacıyla değerlere sarılma odaklıdır. Ekonomi ve Sermayenin yaratmış olduğu alt ve üst tabakayı aynı ortamda aynı duyguları birlikte paylaşmalarını sağlamaktayız diyerek sanatın bütünleştirici ve sınıfsal farklılıkları göz önünde bulundurmadığını anlatan Gümüşten, “Aslında tarihimiz unutuluyor. Ve gerçeği bizlerde kendi tarihimiz adına kapsamlı araştırmalar gerçekleştirmiyoruz. Bu yüzden bizlerde türkülerimiz, ezgilerimiz unutulmasın diye sanatsal ve kültürel değerlerimizi günümüz koşularına uygun şekilde modernize ederek gün yüzüne çıkarmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

‘Ben Bana Ait Değilim’

“Biz sadece bire bir günümüz komedyenlerinden etkilenmedik” şeklinde sözlerine devam eden Gümüşten “İhsan Gümüşten olarak ben sadece bugün’e ait ben değilim. İnsanlık tarihi boyunca, geçmişten günümüze gelen bir değişimin sonucuyum. Okuduğum kitaplardan, yaptığım çözümlemelerden, sizlerle yaptığım konuşmalar, Shakespeare, Tolstoy ve Dostoyevski’yi okumam bugün kü Ben’in sonucudur. Ben bana ait değilim. Fikirlerim bana ait değil, düşüncelerim sadece bana ait değil”

Son olarak Gümüşen, “Tov’un en temel amacı, dokunmak! Yaşama dokunmak, canlıya dokunmak, insana dokunmak, dokundukça empati oluştururuz, dokundukça hissederiz ve severiz“ şeklinde sözlerini noktaladı. (MedarHaber)