İktidara yakınlığıyla bilinen Yeni Akit gazetesinin bugünkü sürmanşetinde, “Meclis isterse hilafeti ihya edebilir” başlıklı bir haber yer aldı.

Dini cemaat ve tarikatların hedef aldığı İstanbul Sözleşmesi’nin, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla feshedilmesinin ardından bugün de hilafet çağrısı yapıldı.

Yeni Akit’in sürmanşetine taşıdığı haberin başlığında “Meclis isterse hilafeti ihya edebilir” ifadeleri yer aldı. 

Haberde, tepki çeken açıklama ve kıyafetleri nedeniyle Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörlüğü görevinden alınan Prof. Dr. Ahmet Ağırakça’nın görüşlerine yer verildi. Hilafet çağrısı yapılan haberde Ağırakça’nın, “Ümmet kısa sürede hilafetin etrafında birleşir. Hilafet ilga edilmedi, Meclis’e devredildi. Meclis kararı gözden geçirip, hilafeti ihya edebilir. 15 dakikada alınacak bir karardır” sözleri yer aldı.

Ağırakça, “Benim annem anlatırdı. Cumhuriyetin ilk zamanlarında kızlara Kur’an öğretilmesi için bahane olarak örgü yapmayı öğreniyorlarmış gibi gösterilirdi. Jandarma geldiğine cüzleri entarilerinin altına alıp saklarlar, iğnelerini ellerine alırlarmış. Mardin’de kadın hocalardan karakola götürülüp, dayak atılan, başörtüsü başından çekilen kadınlar vardı” iddiasında bulundu.

‘ÇOCUĞUNA KURAN ÖĞRETEN BİRİNİN KAFASINA VURA VURA KİTAP PARÇALANDI’

Kuran okumanın yasaklandığını öne süren Ağırakça, iddialarını şöyle sürdürdü:

“Kur’an okumanın yasaklanmasıyla birlikte büyük zulümler görüldü. Kur’an veya eski alfabeden kalma bir gazete parçası dahi evinde bulundurduğu görülen kimse hapse atılır, dayak yer veya işkence görürdü. Kendi çocuğuna Kur’an öğreten birisinin kafasına Kur’an vura vura kitap parçalandığını biliyorum.”

‘İLKOKULU OKUDUKLARI İÇİN CHP’YE ÜYE OLMUŞLARDI’

Ağırakça’nın çarpıcı ifadelerinden biri de, “İmam-Hatip’te okurken dedeme neden oğulların okutmadığını sordum. Dedem de “Eğer babanı ve amcalarını okutsaydım onlar gibi olacaklardı.” Kimdi onlar? Bizim çevremizde de görürdük onları. Başında fötr şapka, Hitler bıyığı, namaz ve oruç yok. Sadece şifahi olarak Müslüman olduğunu söylemekten başka dini hiçbir ibare kalmamış, içki ve her türlü kirli şeyin bulunduğu kişilerdi. Bu kişiler cumhuriyetten sonra sadece ilkokulu okumuşlardı. İlkokulu okudukları için CHP’ye üye olmuşlardı. Üye oldukları için de memur olabilmişlerdi.” şeklinde oldu. 

‘MECLİS 15 DAKİKA SÜRECEK BİR KARARLA BUNU BİTİREBİLİR’

Ağırakça, İslam dünyasının birliği hakkındaki görüşlerini ileri sürerken, hilafetin Türkiye’de ilga edilmediğini, meclise devredildiğini ve şu an meclisteki vekilleri hilafeti temsil ettiğini söyledi:

“İslam dünyasın birliği şu an zor görünüyor. Çünkü baş yok. İslam dünyasının bir araya gelmesini sağlayacak olan tek şey hilafettir. Halifenin birleşmesi halinde hilafet kurumu oturur. Ve ümmet 20-30 yıl içerisinde o kurumun etrafında birleşir. Bu hangi millet olursa olsun mühim olan hilafetin ihyasıdır. İhya edilmesi de TBMM’nin yetkisindedir. 3 Mart 1924 yılında aldığı kararı gözden geçirir ve yeniden ihya ederse, ki hilafet, meclisin şahsı manevi mündemicindedir. O kararda hilafet ilga edilmedi. Sadece Abdülmecid’in görevine son verildi. Meclise devredildi. Yani şu an da 600 milletvekili içerisinde bulunan herkesle hilafeti temsil ediyor. Şayet ki çoğunluk herhangi birini halife seçtik kararını verirse bunda hiçbir sıkıntı olmaz. Meclis 15 dakika sürecek bir kararla bunu bitirebilir.”